Nası bir blogcusunuz mimi vardı, Özgür, Özlem ve Yeliz yazdı ne iyi, ne güzel... Ben de yazayım dedim...
Nasıl Başladım?Bilmem... Kuzenimin blogu vardı, ben de kedilerle ilgili bir blog tutmak istedim. Bir kaç denemem oldu, yazmadım vazgeçtim. Sonra bir gün canım sıkıldı ve bu blogu tutmaya başladım. Amacım kendimden bahsettiğim kadar, kedilerden ve kedi bakımından bahsetmekti, şimdi bakıyorum da amacımdan bayağı bir sapmışım :) Ada doğunca bir anda anne blogu oldu Birinci Tekir Şahıs :) Niyet neydi akıbet ne oldu bakkk...
Neden Yazıyorum?
Unutmamak için. Uzun bir süre günlük tuttum, şimdilerde de küçük notlar alıyorum bir deftere. Yıllar sonra o defterleri okumak güzel oluyor. Buraya da unutmamak için yazıyorum. Yazdığım şeyleri unutmuyorum, yani geri dönüp okumaya gerek bile kalmıyor :) Bir de hani dil düşünceyi belirler diye bir görüş vardır ya, ben çok katılıyorum, yazı da düşünceyi belirliyor. Bazen öyle düşünmediğimi sandığım şeyleri yazarken bir bakıyorum başka bir yerdeyim. Üniversite yıllarından beridir sürekli yazı yazıyorum, bu yazılar genellikle inceleme vs. oluyor, sürekli kanıt gösterme ve ispat çabası dışında da özgürce birşeyler yazmaktan hoşlanıyorum. Bir de tembelim. Tembelliğimi aşmak için yazıyorum. Geçen gün bir arkadaşım Ada ile ilgili bir defter tutup tutmadığımı sordu, blog var dedim. Yok dedi, beğenmedi. Düşündüm, doğru... Teknoloji gerek burayı okumak için, oysa bir defter olsa daha dolayımsız, el yazısı, eskimek... Bir defter alıp oraya da yazmaya karar verdim, Ada'ya hitap ederek...
Yazmaya Zamanım Var mı?
Bazen var, bazen yok. Mesela hamileliğimde hemen hiç vaktim yoktu, daha çok okumuştum, az da olsa yazmıştım. Hamilelikte yaşananları yazmadım, nedeni hakkında hiçbir fikrim yok, canım istemedi, son dönemler zaten çok yoğundu, sonra erken doğum...
Şimdi, sevgili evde. Zaten biz Ada'yı birlikte büyütüyoruz, o yüzden birazcık daha fazla zamanım oluyor... Buna rağmen bazı gün bolca okuyup yazıyorum, bazen sadece okuyorum, bazen hiç açamıyorum bilgisayarı.
İddaalı mıyım?
Asla! Hatta blogum google aramalarına bilem kapalı. Ben öylesine, kendim için yazmaya başlamıştım, sonra bir iki dostuma, kuzenime felan söyledim, sonra yorum bırakınca başka insanlar da bana yazmaya başladı. Memnunum çok :) Çok okunayım, çok sevileyim diye bir iddaam yok ama buradan tanıdığım insanları çok seviyorum. Yorum bırakılınca mutlu oluyorum. Dünya denen köyü ekledim ve gördüm ki, başka başka ülkelerden insanlar da okuyor, sevindim :) Bir yandan da okunmanın verdiği bir ağırlık var, sorumluluk duygusu gibi bir şey. Farkında olmadan bir sansür... Ama sansür ilk başta da vardı, kendime yazarken de.
Neden Birinci Tekir Şahıs?
Kedileri sevdiğimden elbet :)
Ben Kimim?
Ben Tekir'im. 31 yaşımdayım, anneyim, eşim, ablayım, yavruyum, gelinim, bir iki hafta öncesine kadar öğrenciydim de :) Mecburen mecburiyetten öğretmenim -ama seviyorum işimi- bıraksalar senarist ve oyun yazarı olmak isterim. Kendimi severim ama çok kurcalarım kendimi, sorular sorarım, cevaplar almak isterim, bazen çok titiz, bazen çok dağınık olabilen bir balık kadınıyım.
Neden Blog Okuyorum?
Seviyorum, merak ediyorum. Bazı blogları çok seviyorum, hergün bakıyorum, Yeliz, Demet, Şendul, Özgür, Hülya, Sarıçizmeli, Ceviz, Ayşe ve listedeki tüm yazarlar.. Bazı blogları arada bir okuyup çok eğleniyorum, bazı blogları bir kere okuyup vazgeçiyorum. Sessizce okuduğum bazı bloglar var, çok ses çıkarttıklarım da :) Anne olunca blog okuma başka bir yere doğru gidiyor zati, deneyimleri paylaşma, sorulara cevaplar, empati vs... Kısaca seviyorum ulen... :))))
Ben Şendul'umu mimlemek istiyorum, en son yazdığında hamileliğimi yeni öğrenmiştim. Neredeyse bir yıldır yazmıyordu, geçen hafta aniden blog dünyasına geri döndü. Ne iyi etti. Yaz bakalım kardeş :)