20. ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20. ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2010 Çarşamba

Doink!!!


Ada konuşmasa da taklit yolu ile, beden dili ile her bir şeyi anlatıyor. Bu da haliyle komik sahnelere neden oluyor. Her seferinde keşke kameraya kaydetseydim diyorum ama kamerayı gördüğü an almak istiyor elimden.


Emziğini istediği zaman, tüm parmaklarını birleştirip dudaklarına götürüyor, emzik emermiş gibi yapıyor. Suluğunu istediği zaman parmaklarını uzun tutup klasik su hareketini yapıyor.


Ada Oti ne diyor? sorumuza "UUUUUUUUUU" diyor, gerçekten de Oti bu aralar kurt gibi uluyor. Geçen gün başına leğen geçirmiş eskiciiiii diye bağırıyordu, ben de "eskiciiii, elinde neler var" dedim, neler satıyorsun manasında. Ada bana döndü ve parmaklarını gösterdi. Evet, elinde parmaklar var!!! :)


Dün akşam fena düştü, yere çakıldı demek daha doğru. Çok korktuk, doktor buz koyun ve bir saat gözleyin bir şey yoksa yoktur dedi, Ada normalde buzu sevmez, çok canı acımış olmalı ki izin verdi. Biraz Kayuu seyretti. Arada sırada kayuu seyretmeye başladık, biraz seyredip sonra sıkılıyor. Tv ile ilişkilerimiz sınırlı seviyede de olsa başladı sayılır. Ada ne oldu diye sorunca "Doinnk" diyor, kafasını gösteriyor. Evet doink olduk, korktuk... Bazen öyle cambazvari hareketleri var ki insanın yüreği hop ediyor, emzirme koltuğunun yanlarına parmak ucuyla basıp baş ucundaki çekmeceyi açmak, koltuklara tırmanıp atlamak, koşmak, bisiklete yardımsız binmek gibi... Göz açıp kapayana kadar hooop diye tırmanıyor. Büyümek, merak ve hareket demekmiş...


işte sevgili blog, böyleyken böyle...

Her gün az da olsa bir şey yazmaya karar verdim, öpücükler tüm okuyuculara.

13 Aralık 2010 Pazartesi

ortaya karışık düşünceler


Bayılıyorum yeni yıl ışıklarına, oyuncaklarına... Yazacak çok şey var aslında, sarıçizmeli birinci suskun şahıs demekle haklı :) Geçtiğimiz haftalar Ada'nın tekrar baş gösteren uyku sorunlarıyla geçti, şimdi daha iyi. Geçtiğimiz hafta doktora gittik rutin muayeneye, her şey iyi ve normal. Her muayene sırasında "konuşmuyor niye" diye başının etini yediğim ve "normalddiiirrr" diyerek sakinliğini koruyan doktorumuz Ramo bu kez "acaba niye konuşmuyor, duyuyor mu, tepki veriyor mu" gibi sorular sordu bize, sonradan Ada'yla biraz konuştu ve "her şey normal, yakında konuşur" diyerek gönlümüze su serpti. Boy ve kilo alımı da iyi. Doktor buluşmaları giderek kısalıyor, yakında "eeee ne olacak bu ülkenin hali" sohbetlerine başlayacağız, nerde o ilk günlerin heyecanı, soru listeleri, hey gidi günler heyyyy :)
***
Geçen hafta iki oyuna gittim, yeniden seyirci oldum, pek iyi geldi. Ada'nın büyüyeceğini, birlikte sinemaya tiyatroya konsere gideceğimiz günleri iple çekiyorum. İzledikçe ne kadar içinde de olsam tiyatronun ne büyüleyici bir şey olduğunu bir kez daha anlıyorum.
***
Bir arkadaşım daha hamile. Çok canımın içi bi arkadaşımdan da haber bekliyorum, başka bi cancanım G. oğlu Kerem 2 aylık oldu bile, zaman su gibi... Blog dünyasında da 2. haberleri var, ne güzelllll :)
***
Yeni yıl geliyor, hediyeler, partiler, toplaşmalar harika. Yeni yılı severim. Yeni yıl hediyelerini severim, bir bahane olmasını severim. Zeynonun ağacının altına hediye koyup demetin kış çayını içmeyi severimmmm :)