30 Ekim 2011 Pazar

yeniden başlasak...

Merhaba.

Artık devamlı yazacağım. Uzun uzun... İnsan yazdıkça rahatlıyor sanki, düşündükçe değil. Ülke olarak ne garip bir sınavdan geçiyoruz. Acı üstüne acı... Bitsin gitsin, bir daha uğramasın. Dün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'ydı, geçen hafta bugün Van'da deprem oldu, yıkıldı insanlar. Ne çabuk tarihe karışıyoruz, dün bugün geçen hafta bir yıl önce... Her şey unutulup gidiyor, acılar çeken için baki kalıyor.

Van için güzel şeyler yapılıyor, yapılacak ama insan düşünmeden edemiyor, el ayak çekilince oradakiler ne yapacak? Yardım kolilerinin içine eskileri koyanlar bunu da düşünüyor olmalı. Yeni fikirler, yeni hayatlar kurulacak orada. Yeniye de destek olmalı.

Beni en çok saatler sonra kurtarılan, annesinin tükürüğü ile beslenen Azra bebek etkiledi. Sanki "yeni hayatına" bir kez daha doğmuş gibi. İkinci kez doğurdu annesi onu. İnsan empati yapmadan duramıyor... Bir yıkıntının içinde nasıl beslenir bebek? O anneye nasıl bir sabır verilmiş ki saatlerce dayanabilmiş.

Van'da eşimin kuzeni eşi ve çocuğu da vardı. Devlet memurları. İyiler, evlerinde hasar var ama iyiler. Çok şükür.

Herkes iyi olsun, hele çocuklar. Hep gülsün çocuklar, hep mutluluk olsun onlara...

Meleklerle Yaşamak kitabını okuyorum bugünlerde.
Melekler hep çocuklarımızı korusun. İstemeyi unutmayın. Hep meleklerinizden yardım isteyin, çocuklarınızın yanında kalmalarını, onları korumalarını isteyin. Olsun...

Sevgiyle,