Bozcaada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bozcaada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2010 Perşembe

tatil


Uzun bir tatil maceramız var, Assos-Bodrum-Bozcaada üçgeninde. Nasıl desem, harika bir tatildi. Oğlumla ilk tatilimiz gibiydi. Geçen sene mini mini bir bebe olduğundan tam tatil gibi değildi sanki, denize girme, taş toplama, denize taş atma, kova kürek tırmık triosu ile bu yaz doyasıya tatil yaptık oğluşumla. Ada denizden korkmadı ama sahil kenarında kumlarla oynamayı tercih etti, biz de ısrarcı olmadık. Tercih ettiğimiz kıyılarımızda deniz hayli serin olmasına rağmen Ada soğuğa pek aldırmadı :)


Bu yaz iki büyük düşme ve bir alerji olayı yaşadık. Tam bir sokak çocuğuna dönüşen Ada iki kez düştü, ilki kafa ve burun şişmesi ikincisi ise dudak patlaması ile sonuçlandı. İlk düşmeyi ilaçsız atlatsak da ikincisinde sezen aksudan hallice dudakları görünce sağlık ocağına gittik, kısa bir süre ilaç kullandık geçti... (İlaçların dudağa sürülmesi ama yalanmaması gerektiğini söyleyen doktor ablamıza bakışımı unutmayacağım) Alerji ise bizi üzdü ve uzun sürdü! Gözleri kıpkırmızı oldu bir anda. İstanbul'daki doktorumuz denizden, rüzgardan olabilir diyerek bir damla verdi, iki gün sonra hala geçmeyince ve oteldekiler "ne oldu, niye geçmedi, vah vah, tüh tüh" gibi kimi mafyavari halleriyle tepemize çöreklenip sinirlerimizi bozunca (zaten gidecektik) göz doktoruna da gittik. Doktor bunun bulaşıcı bir şey olduğunu, üç dört hafta süreceğini söyleyerek bir damla daha verdi, üç gün sonra düzeldi gözler! Vampir filminden fırlamış, şiş gözler normale döndü ama ara ara kızarıklık devam ediyor. Hiç bir doktorun bilemediği bir şey var çünkü, Ada'nın gözleri hassas, özellikle de tere karşı. Ne zaman terlese, gözünü kaşıyor. Tuhaf ama gerçek. Bunun dışında iki diş çıkardı, ateş ve huysuzluk olmadı (maşallah)


Bu tatilde; oğlumuzla 24 saati birlikte geçirdik, kovalamaca oynadık, denizde yüzdük, birlikte uyuduk, yemek yedik, gezdik, sarıldık, sarmalaştık, bolca öpüştük, bolca konuştuk. Doyduk mu? hayır birlikte olmaya doyamadık. Açık hava bol gıda dedik, yedik içtik, dostlarımızla birlikte olduk, Ada'nın sosyalleşmesini, yetişkinlerle ve hayvanlarla kurduğu güzel ilişkiyi gördük, canım canım dedik sarıldık birbirimize. Çok güzeldi çoooooooooooook.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Tatilden döndük


Tatilimiz bitti. Dün gece evimize geldik. Ada kuşumuzla ilk tatilimizdi, güzeldi. Anlatalım...

Kısa sokak sakinleri bizi bekliyordu yine, Bozcaada'daki ailemiz; sokak sakinleri, komşular, dostlar herşey bıraktığımız gibiydi. Hatta geçen sene beslediğim tekir bile gelip buldu beni. Bilmem gideniniz var mı ama Bozcaada harika bir yerdir. Biz sevgiliyle altı yıldır aşığız Ada'ya... Bu yıl Ada'mızı da Ada'ya götürdük harika oldu. Evet pek denize giremedik, Ada'yı denize çok istediğimiz halde sokamadık ama yine de güzeldi.

Sevgiliyle ilk hafta başbaşaydık, ve korktuğum şey başımıza geldi, Ada ishal oldu. Nedenini hala çözebilmiş değilim ama sanırım en büyük neden mama değişikliği. Aptamil 1' i bırakıp Aptamil 2'ye geçtik. Beslenmesindeki tek değişiklik bu oldu. Geldiğimiz üçüncü akşam ishal başladı ve yaklaşık üç gün sürdü. Sebze çorbası ve kayısıyı derhal kestim. Doktor mamadan olmaz dediği için Aptamil 2'ye devam ettim ama içimden bir his ishale mama değişikliğinin neden olduğunu söylüyordu, Müşteri danışma hattını aradım, aksine kabızlığa neden olabileceğini söylediler. Tekrar 1' e geçtik ve ishal kesildi. Tabii bu arada ishalin şu meşhur yaz ishali olmaması için ne kadar dua ettiğimi tahmin edersiniz. Doktorla sürekli telefonlaştık, sağlık ocağındaki doktor Ada'yı pek sağlıklı bulup ishalinin turistik olabileceğini söyledi, yine de Reflor kullandık. Şükürler olsun ki geçti. Mama değişikliği konusunda bir tecrübe daha; bir akşam mamamız bitecek gibiyken eczaneye uğradık almak için ve mamanın en az iki gün sonra gelebileceğini öğrendik, el mecbur tekrar 2 verdik ve yine ishal oldu. Allahtan söylenenden daha çabuk geldi de mama rahatladık. Bozcaada biraz mahrumiyet bölgesi, öyle her istenen şak diye olamıyor, bir sağlık ocağı ve bir eczaneden ibaret sağlık hizmetleri! Aslında bu yıl sevgiliyle gitmesek mi diye düşündük bu sebepten ama sonra Doktorumuz bizi cesaretlendirdi, bir de Bozcaada'da yaşayan büyüyen o kadar çok bebek var ki, onlar nasıl yapıyorsa biz de öyle yaparız diye düşündük. Bir çok tatil beldesinde sadece sağlık ocağı var zaten, Bozcaada'nın tek kazığı aradaki deniz mesafesi! Aile eşrafı blogumu okuduğundan buralara yazıp akıl danışamadım, onları da telaşlandırmayalım dedik... Zaten bilgisayarı iki veya üç kez açabildik bu tatilde.

Neyse, ishaldi, düzeni kurmaktı felan derken ilk haftamızda yalnızca iki kerecik denize gidebildik ve Ada kuşu elbette denize sokmadık. Bilenler bilir, Bozcaada denizi buzzzz gibidir, bu yıl ilk kez sıcaktı ama bu sıcaklık bile dört aylık bir bebeği denize sokacak kadar değildi. Ayaklarını denize sokup kendi çapımızda eğlendik :) Bu arada ben sanırım beş kulaç sevgili de on kulaç atıp güya denize girmiş olduk. Birinci haftamız biterken arkadaşlarımız E. ve C. geldiler. Kendileri 18 Temmuz'da evlendiklerinden, düğünlerini beklediğimizden tatile bu kadar geç çıkmıştık!!! Balaylarının bir kısmını Bozcaada'da geçirdiler. Hemen arkasından sevgili görümcem, Ada'nın halası S. da geldi. Kalabalıklaştık. Nöbetleşe denize gittik...

Ada'm çok uyumlu bebek oldu. Hiç üzmedi bizi. İnanılmaz büyüdü orada. Temiz hava iyi geldi. Gelişti, büyüdü, boyu uzadı... Bebek değil de çocuk gibi davranmaya başladı, bayağı diyalog kurmaya başladı :) Gülücükler zaten şahane, tepkiler, nesneleri kavramalar başladı. Bozcaada'da herkes ama herkes aşık oldu kuzuma :)

Akşamları arabasına koyduk Ada'yı, sokaklarda gezdik, restaurantlarda oturduk, sohbetler ettik, genellikle uyanmadı, biz de mama saatini aksatmadan eve geri döndük :) Biz kuzumuza, kuzumuz bize çok iyi davrandık. Evet pek deniz tatili gibi olmadı ama bu duruma hiç takılmadık, ailecek serin havada yattık, yuvarlandık, gölgelerde gazete okuduk, şarkılar söyleyip Ada'yı mest ettik, öptük, kokladık oğlumuzu, doyamadık onu sevmeye :)

15 gün hemencik bitti. Evimize döndük. Evde bizi bekleyen diğer oğluşlarımızda bizi pek özlemişler, biz de onları pek özlemiştik :) Evimize döndük dönmesine ya, pazartesi günü de işe döneceğim!!! Evet koca yaz tatilimiz bitti. Ama çok güzeldiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii...

* Aslında anlatacak çok detay var daha, yazmaya yazmaya bir tuhaf olmuşum! Aklıma geldikçe , açıldıkça yazacağım...

21 Temmuz 2009 Salı

tatile gidiyoruz :)

Yarın yolcuyuz :)

Annem de bizimle geliyor, önce Balıkesirdeki teyzelerime, sonra Çanakkale'ye, anneanneme köye uğrayacağız. Dalından meyveler, domatesler, mısırlar toplamayı, ağaçlara tırmanıp, tarlalarda gezmeyi planlıyorum :)

Sonra da Ada'yı Bozcaada ile tanıştıracağız :)

Bekle bizi Ada, ADA geliyorrrrr :)

ps. Ada'dan online oluruz :)

12 Mayıs 2009 Salı

Çok özledim...

Bozcaada'yı ve orada olup bitenleri...

Uzun kahvaltıları, her daim esen rüzgarı, akşam üşümelerini, odadan "aşkımmm" diye seslenmeyi, ben içerde kitap okurken dışarıdaki hararetli sohbetleri, kahve fallarını, fallara inanmayı, şarap içmeyi, gelenlere adayı gezdirmeyi, gelenlere şarap tattırmayı, sabah ekmeklerini, sabah simitlerini, akşam balıklarını, cop diye denize atlamayı, denizde üşümeyi, denize girenleri seyrederken bira içmeyi, taş toplamayı, sahilde kitap okumayı, daracık virajları, ada pazarından taze meyve almayı, ada kedilerini, kedilere mama vermeyi, sokaklarda amaçsız yürümeyi, Katina'yı, karşı evin kapısında her yaz değişik izler keşfetmeyi, yanık tenimi, tavla oynamayı, bugün denize gitmeyelim kaleye gidelim demeyi, sevgiliyle çamlar altında tv seyretmeyi, tezgah satıcılarının renklerini...

Çok özledim.
Çokkkkkk...

18 Ağustos 2007 Cumartesi

BOZCAADA




Adayı çok seviyorum, adayı çok seviyoruz...

Dört yıl önce şöyle bir uğramıştık, aşık olduk adaya. Güzel insanlarına, buz gibi denizine, sıcacık kumlarına, daracık sokaklarına...Biz aşık olduk ve her sevdiğimiz şeyi olduğu gibi adayı da arkadaşlarımızla paylaştık, sevdiğimiz tüm dostlarımız bir kaç günlüğüne de olsa adaya geldiler, kimi ev alma hayalleri kurdu, kimi şarap fabrikası açmayı...

Adayı güzel kılan şeylerden biri de kaldığımız pansiyonun sahipleri Nuray ablamız ve Şerafettin abimiz... Nuray ablanın temizliği dillere destan, çamaşır suyu, deterjan, alo, omo, cif, vim en yakın arkadaşları...:) Evlerinin üç minik odasını tatilcilere açan Nuray ve Şerafettin' i çok seviyoruz. Bu yıl adada geçirdiğimiz en uzun süreyi ( 30 gün-cük) onlarla paylaştık...

30 gün...Dile kolay, hemencecik geçiverdi...

Bu tatilde bize eşlik edenler de oldu; ilk günlerde S. ve A. ( dondurmaaaaaa), hafta sonunda Y. kız arkadaşı, R. ve Ç., matematik ve tarih uzmanları E. ve C., yine bir haftasonu kaçamağında yeni aşıklar Z. ve A., kardeşim Y., bir günlüğüne Çanakkaleden koşarak gelen G. ve Y., ve kalabalık ( 7 kişi) kuzen tayfası; S., A., ( oLA) H., P., A., G., S.
Çok güzeldi çok, herşey, her dakika çok güzeldi...

Bazen ada rehberi gibi çalışsak da her şey çok güzeldi...

Eylülde gene gideceğiz...

Eylül anılarında buluşmak üzere...