15 Ağustos 2011 Pazartesi

tozlu blog

ben yokken epey toz tutmuş blog.

nedense hiç yazasım yok. İlk günlerin telaşı, paylaşım isteği giderek azaldı tüm blog annelerinde sanki... Bir yerden başlamalı, tut elimden rovni...

Yaz tatilimizden misal...

Harika, deli dolu, neşeli, bazen çok yorucu ama hiç sıkıcı olmayan bir tatildi. Ada ile sıkılmak namümkün zaten. Önce aşkımız Bozcaada'mıza gittik. Ohhh o serin sular, ah o güzel akşamlar... Ada denizi hiç ama hiç sevmedi. Kumlarla oynamayı seçti, biz de pek ısrar etmedik. Aldığım nice deniz topu, kolluk, simit ve havuz da bagajı bekledi.

Ada'dan Bodrum'a geçtik. Köyümüze gittik. Orası daha kalabalıktı. Arkadaşlarımız, arkadaşlarımızın arkadaşları ve arkadaşlarımızın arkadaşlarının arkadaşları olarak epey kalabalık bir masa oluşturduk. Neşeli ve cıvıltılıydı :)

Ada tatilde bazı huylar geliştirdi ki bunları; yemek yememe, uyumak istememe, aşırı koşma isteği, durup dururken bağırmaya başlama şeklinde özetleyebiliriz. haaa, bir de her gördüğü oyuncak vb. şeyi isteme maddesi var ki, oğluna kıyamayan anne-baba olarak sayısız top, Çinde üretilmiş tuhaf sesler çıkaran türlü zamazingolar, dergi, dergiden çıkan dandik oyuncak vb. ürünlerle geri döndük evimize.

Bodrum'da bir gün aniden kusmaya başlaması, serum takılması ve boğazı kızarmış teşhisi dışında her şey güzeldi çok şükür.

Bozcaada'nın denizi soğuk belki Bodrum'da girer düşüncemiz boşa çıktı ve Ada burada da denize girmedi. Hatta bizim de girmemizi istemedi. Adının dört tarafı denizlerle çevrili olduğunu kendisine anımsattık ama pek oralı olmadı :)

Şehrimize döndüğümüzde elimizde; bozulmuş bir yemek düzeni, sarsılmış bir uyku düzeni, hayli şımarmış bir bünye ve yorgun ama mutlu anne baba vardı. Babaanneye; bizim biraz tatile ihtiyacımız var bile dedik :) Allahtan çabuk toparladık durumları.

Veeee apayrı bir yazı konusu olan oyun grubu denememiz. Ne yazık ki istediğimiz ya da hayal ettiğimiz gibi gitmedi. Bu yıl da evinin çocuğu olması en hayırlısı dedik.

Veee işe dönüş... Tatlı tatilin bitmesi, annenin tıpış tıpış işe dönmesi ile de koskocaaaa tatilimiz bitti. Olsun varsın, önümüz bayram o da olmadı 11 ay sonra yine tatil avuntusu ile oğluna alışmış, tüm yaz dip dibe yaşamış anne işe gitti, ilk günün şerefine oğluna kırmızı bir hınhınnn getirdi. Ada tam bir motor sevdalısı oldu. Motor yukarı motor aşağı... varsa yoksa hınhınnn...

işte böyle blogcuğum, yine gelirim.