Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2010 Çarşamba

:)

Sarıçizmeli sabahıma neşe kattı :)
Canım arkadaşım, evet bir kişi daha bulsak kare ası tamamlarız ama üç beş sekiz de iyidir :)
Ben de Tekir'sem bunun altında kalmam ama :))))
Du bakali.
:)
Merak edenler, mail atanlar için; iyiyiz iyiyiz. iş güç felan, yine bi yoğunluk, bahar fena çarptı aslında beni, yorgunluk ve sersemlikten paçamı yeni yeni kurtarıyorum. Ada kuşumla ilgili yepisyeni havadisler ve fotolarla çok yakında bu blogtayız :)

27 Ocak 2010 Çarşamba

mim ve ödül


Anne yazar bize ödül vermiş, çok teşekkür ederiz kendisine :) dostluk çiçeği ödülü hem de... süper, çok sevindim... Yeliz mimlemiş, hakkımda 7 bilinmeyen. Tamamdır. Özgür demiş ki, çantanızda neler var. Hadi başlayalım...

Hakkımda 7 bilinmeyen şey;

1. Kafama takılan bir şeyi; örneğin, bir sorunun cevabını, kaybolmuş bir küpeyi, yıllar önce okunan bir kitabı bulmadan rahat edemem.
2. Kendimi bazen çok romantik, bazen çok realist, bazen çok cesur bazen çok korkak hissederim. Ortalama bir şey yoktur bende, hep iki uç arasında gezinirim (balık burcuyum malumunuz)
3. Dvd'de izlediğim filmlerin hemen hepsinin sonunu seyredemeden uyuyakalırım, ertesi sabah kahvaltıda izlerim geri kalanı. Evde misafir varken bile değişmez bu, tekir hadi film bitti diye uyandırırlar :) Geçen akşam Kırık Kucaklaşmalar'ı seyrettik, durum değişmedi.
4. Kahvaltı demişken, en sevdiğim öğün kahvaltıdır, onun dışında yemesem de olur, hatta hap çıksa da mutfak işleri bitse diyenlerdenim.
5. Birgün yazdığım bir oyunun sahneleneceğini göreceğime inanarak yaşamaktayım.
6. Orhan Gencebay'ı da severim, İdil Biret'i de. Hatta Gülben Ergen'i de severim (Hülya ve Sarıçizmeli sözüm size :))
7. En sevdiğim sayı 9'dur :)

Hiç düşünmeden aklıma ilk gelenleri yazdım :) Şimdi gelelim çanta konusuna;

Ada için özel bir çanta almadım, eski bir siyah sırt çantası bir anda Ada'nın çantası oluverdi, o bebek çantalarına da nedendir bilinmez gıcık oluyorum, hatta şu anne-bebek alışveriş çılgınlığında herşeyi severim de bir o çantalara gıcığım hele de ayıcıklı çiçekli felan olanlara... Neyse, bizim sırt çantamızda her an bulunanlar;

1. Bebek bezi
2. Islak-kuru mendil
3. Pürel (domuz gribinden önce de kullanmaktaydım)
4. Giysi
5. Mama-biberon-su-emzik seti :)
6. Oyuncak
7. Kitap

bazen de;
1. Ateşölçer (huysuzsa felan her an yanımızda bulunsun diyerek)
2. Örtü çeşitleri (ter için, örtmek için, altına sermek için)
3. Sağlık karnesi

Benim kendi çantamda;
1. Kocaman bir cüzdan (içinde para olmaz genellikle)
2. Kocaman bir ajanda
3. Günlük
4. Kitap
5. Okul ajandam
6. Makyaj çantam (krem çeşitleri; el yüz dudak vs...)
7. Portakal-elma-mandalina (yendikten sonra da kabukları)
8. Bolca fiş, fatura, kredi kartı fişi
9. Kalemkutum

Hakkımda bilinmeyen 7 şeye ek: En sevdiğim şeylerden biri ayda bir iki defa çantamı düzenlemek, çöpleri ayıklamak, küpe toka ve benzeri ıvır zıvırları yerlerine koymaktır. Hani Amelie filminde Amelie'nin annesi gibi :)

Ben de dostluk ödülünü, yandaki listemdeki herkese veriyorum. Hatta verdim gitti :)

23 Kasım 2009 Pazartesi

Doruk'un diş buğdayı


PAZAR
Sonunda tanıştık. Doruk-Kiraz, Yenianne-Aras'la ve Pastacı Rapunzel ile tanıştık. Özgüranne ve Ela eski tanıdık zati :) Dorit'in diş buğdayı vesilesi ile evlerine konuk olduk. Bebekler bir araya geldi. Aras, Ada ve Doruk aynı ayda doğdular. Doruk büyüktür Aras büyüktür Ada :) Çok güzel çok keyifli bir gündü. Ada ilk kez yaşıtlarıyla bu kadar yakın oldu oyunlar oynadılar dokundular birbirlerine bolca. Doruk pek tatlı, Aras pek yaman. Ela tam mini mini genç kız olmuş görmeyeli.

Doruk uyurken Aras ve Ada bolca oynadılar. Doruk'un bütün oyuncakları elden geçirildi. Bu arada da anneler iki çift laf edebildiler. Konular malumunuz :)



Ve ritüelin sonu. Doritos uyandı ve mesleğini seçti. Doruk'cum mouse'u seçerek ileride baba mesleğine devam edeceğini belli etti. Alternatifleri; doktor, yazar, müzisyen ve yönetmenlikti :)
Kiraz'a bir kez daha ev sahipliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Anneler ve bebekler harikaydı. Bebeleri doya doya sevemedik korkulardan :( En kısa sürede tekrar buluşmak üzere...

ps. bilgisayar sapıttı, bu yazıyı 3 saatte yazabildim, kendi kendine birşeyler yaptı, sildi bozdu nokta yerine virgül koydu vs. Yazının başında İlknur ve Ahmed'le cumartesi nasıl karşılaştığımız yazıyordu. Bilgisayarım engellediği için buraya koymak zorunda kaldım.

CUMARTESİ
İşe gittim cumartesi cumartesi. Çıkışta Nautilius'ta bebek katında bir de baktım İlknur ve Ahmed :) Hemen bir yere oturduk, kısa zamana çok sohbetler sığdırdık. İlknur benim hayranlıkla seyrettiğim blog annelerinden... Ahmed dünya tatlısı, bukle bukle saçları var fotoğraflarından daha da şeker, maşallah maşallah :) Ne onların ne de benim zamanımız vardı, hızlı hızlı konuşup bir daha görüşelim diyerek ayrıldık. Tadı damağımda kaldı...

1 Haziran 2009 Pazartesi

mutlu yıllar blog!


Bugün blogumun doğum günü.
2007 Haziran' da başlamışım yazmaya...
Ne iyi yapmışım.
İyi ki doğdun blog.
Mutlu yıllar :)