"Kitaplığınızın karşısına geçin.Gözlerinizi kapatın.Derin bir nefes alın.Elinizi kitapların üzerinde gezdirin ve birini seçin.Şimdi gözlerinizi açın.Bir kitap seçmiş durumdasınız.O kitabı satın aldığınız, ya da hediye gelmiş de olabilir, anı hatırlamaya çalışın.İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın.Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin.Evet, ne güzel bir koku bu!55.sayfayı bulun.Sayfayı tekrar okuyun.Sayfadan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blogunuza yazın.Daha sonra siz de 3 arkadaşınıza cevaplaması için gönderin..." demiş Sarıçizmeli arkadaşım, akrostiş kraliçem :) geç olsun güç olmasın dedim. İşte...
kitaplığımızın önüne geçip gözlerimi kapadım, veeeee BRECHT DENEYSEL TİYATRO adlı kitabımıza denk geldim. Brecht, dünyanın en önemli tiyatro kuramcısı/yazar/yönetmenlerinden biri-idi... Alman tiyatrosunun şahane insanı, oyunlarına taptığım, kuramını anlamak için kaç tane kitap okuduğum Brecht. Ayrıca şairdir, bazı şiirlerinin de tadına doyum olmaz...
kitabın 55. sayfasında Anlaşmanın Önemi adlı bir oyundan bir bölüm var. Ama okuyunca pek de hoşuma gitmedi, oyunun bir bölümünü yazmak hele hele de o bölümünü yazmak pek eğlenceli değil. hımm bir numara yapıp başka bir kitap seçmiş gibi de yapabilirim ama bu dürüstlüğe sığmaz :) hem bu kadar yazıya da günah. bak sarıçizmelim, şöyle yapalım ben sana bir Brecht şiiri göndereyim. olur mu? olurrrr :)
Halkın Ekmeği Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.bakarsınız bol olur bu ekmek, bakarsınız kıt, bakarsınız doyum olmaz tadına, bakarsınız berbat. Azaldı mı ekmek,başlar açlık, bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya. Bozuk adalet yeter artık! Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter! Yeter katıksız,kara kabuklu adalet! Dura dura bayatlayan adalet yeter! Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse, gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur. Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire... Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek: Adaletin ekmeğiyle beslene beslene. Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl, adalet de gerekli her gün, hem o,günde bir çok kez gerekli. Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede, hele çalışırken canla başla, kederliyken, sevinçliyken, halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe, günlük, has ekmeğine adaletin. madem adaletin ekmeği bu kadar önemli, onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin? Öteki ekmeği kim pişiren? Adaletin ekmeğini de kendisi pişirmeli halkın, gündelik ekmek gibi. Bol,pişkin,verimli. |
Bertolt Brecht *şiir antoloji.com'dan alındı... |