Ada foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ada foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2010 Perşembe

Ada'nın dört ayaklı dostları

Ada ve Leyla. Leyla dünya tatlısı bir golden. Kedilere anne, çocuklara arkadaş...

Ada ve sokakta durdurup sevdiğimiz tatlılardan biri...

Ada ve Oti. Ada'nın sevgili dostu.

Son söz: Çocuklarımızın hayvanları sevmelerini sağlayalım, elbette sokaktaki her türlü hayvanı ellesinler, sevsinler diyemiyorum ama en azından saygı duysunlar hayvanlara.

21 Mart 2010 Pazar

bir sene önce bu günlerde yazdıklarım


Bahar geldi sevgili blog, farkındasındır. Hava pek güzelleşti, aydınlandı etraf. Benim ruhum biraz karanlık lakin. Ev hala genel bir toparlanmaya muhtaç, geçen hafta izinde olmama rağmen çalıştım, bu pazartesi günü de... Yarın ve cuma da gideceğim. Oyunun provası var. Cuma günü yani 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde çocuklar oyunu sahneleyecek ve benim de doğum önü iznim resmi olarak başlayacak...

Mart ayı bitti, Nisan da bitecek ve ben oğluma kavuşacağım. Çok az zaman kaldı, oooo daha çok var derken günler geçti ve sonuna geldik bile. Hazır mıyım? Bilemiyorum, hala alınacak, verilecek, düzenlenecek bir sürü şey var. Peki ben hazır mıyım? Bilmiyorum. Korku basıyor bazen, bazen de aşırı bir güven. İshalimin (evet hala geçmedi) hormonlardan olduğunu söyledi doktor. Psikolocik de olabilirmiş. Sindirim ve bağırsaklarda en çok korku-gerilim-endişe hallerinde çığrından çıkıyormuş... Tam benlik yani. İş-tez ve ev üçgeninde çok bunaldım aslında...

Demişim geçen sene... Çok değil bu yazdıklarımdan bir kaç gün sonra oğlumu kucağıma alacağımı bilmeden...

Ada'nın doğum gününe sayılı günler var, sanki bir milat, çok heyecanlanıyorum. Bu günlerde artık iyice yürümeye başlayan Ada Bey'i tutabilene aşk olsun. Her gün bir ilk yaşıyoruz :)

Dün doktora gittik, kontrol amaçlı... 10 gün önce de gitmişliğimiz var, nedeni belirsiz bir öksürük vardı, gerçi hala var ama doktor bir sebep bulamadı, yine alerjiye veya havanın değişmesine bağladı. Muayene sırasında o kadar çok ağlıyor ki, doktorumuz nasıl anlıyor ya da ne anlıyor bilemiyorum... Bir damla verdi alerji için, kullanıyoruz bakalım. Bugün hafif bir burun akıntısı da başladı, geleneksel doğum günü haftasında hasta olan çocuk sendromu mu bu? :( Genel olarak çok iyi buldu doktorumuz, boyu ve kilosu ayının çok üstündeymiş, maşallah diyelim :) Uykuyu sorduk, neden sık uyanıyor dedik, doğal dedi, olur böyle vakalar şeklinde yaklaştı :) Ben uyku için son bir haftadır bir çözüm buldum: sabaha karşı yanıma alma :) Bu durumu sordum, alıştırmayın dedi, psikoloji felan dedim, doktorumuz yok ben inanmıyorum ona, alışırsa sizin için zor olur dedi.

Birazdan işe gideceğim, pazar pazar iş mi olur demeyin, olur!!!
Bu aralar okul biraz yoğun. Her gün önemli bir iş, toplantı, tören,prova vs...
Bu hafta çok güzel geçsin,
Cumartesi çok çok çok güzel bir gün olsun.

Hepinize iyi pazarlar.
Tekir işe kaçar :)


4 Ocak 2010 Pazartesi

fotooooooo

dişimi gördünüz mü? :)

kitabımmmmm...

yazarı kimmiş du bi bakayım :)

ikinci dişim de çıktı, çok kaşınıyorrrrr...

30 Aralık 2009 Çarşamba

Ada Noel Baba :)


Bize Ada gibi harika bir hediye verdi, 2009'u çok sevdik.
2010'un harika bir yıl olmasını diliyorum.
2010'da Ada büyüyecek, yürüyecek, konuşacak... Yaşasın!!!
Hepimiz için sağlıkla, neşeyle, huzurla, bereketle dolu bir yıl olsun...
Mutlu Yıllar :)

9 Kasım 2009 Pazartesi

şapkasız çıkmam abi


Ada Adanoviç :)


Rapçi... Yo Ada'mım Yooo :)

Soğuk kış günleri başlayınca şapkalar meydana çıktı.
Sonbahar geri geldi, sadece fotoğraflarına bakıyoruz :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Bayramın ardından

Bayram şekeri istedim ama elime bunu tutuşturdu annem...

Adaaa, pişşt poz verseneeee...

Tekir öğretmenim, parmak kaldırıyorum söz istiyorum...


Bayram da bitti. İlk bayramımızdı ailecek :)

Birinci gün, geç gelen babamız uyudu, uyandık, toparlandık ve anneannemize gittik, dedemizin elini öptük, kuzenim V. da geldi, yemek yedik. Akşamına babaannemize gittik, elleri öptük, bayramlaştık, yemek yedik :) -sürekli yeme halindeyiz yani- İkinci gün babamız işe gitti, biz anne-oğul takıldık. Boş günden istifade ettim ve Ada'nın dolabını toparladım. Yazlıkları kaldırdım, kışlıkları ayırdım. Küçük gelenleri torbaladım. Kışlık giysilerini yıkadım. İkinci günün kötü haberi, bir iki haftadır bağırsakları hızlı çalışan kuzumun daha da hızlanmasıydı. Sanırım ishal oldu. Sanırım diyorum, bir tuhaf çünkü. Ayrıntıları yazmayayım... İki gün sonra doktor randevumuz var. Üçüncü gün yani bugün babamız işe giderken bizi anneannemize bıraktı. Kahvaltı ettik, güldük söyleştik. Öğlen benim babaanneme ve cicianne dediğim, üzerimde çok emeği olan yaşlı bir teyzemize gittik, ellerini öptük Ada kuşla. Eve döndük, misafir gelecekti, anneannemiz mamalar hazırlamaya başladı - bakınız yeme hali devam ediyor- sonra uzun zamandır istediğimiz bir şeyi gerçekleştirdik; Özgür ve Ela ile buluştuk :) Çok güzel, keyifli bir sohbetti, zaman çabucak geçti. Yine yapalımmmmm... Kahve borcumuz var zaten :) Bu buluşmaya Sarıçizmeli'de gelecekti ama son anda İstanbul'a gelemeyecekleri anlaşıldı. Bir sonraki bayrama umarım :) Geçen gece de rüyamda İlknur ve Ahmet'le Paris'te buluşuyorduk :))) Hayırlara diyelim :))) Ela kuş çok tatlı, hareketli, bıcır bir kız. Ada ise biraz yorgundu, Bostancı'nın havası da çarptı herhalde bolca uyudu... Buradan Ela ve annesini öpüyoruz, tekrar buluşalım diyoruz :)

ps. blogger'a giremiyorum. neden bilemiyorum. bu yazıyı umarım yayınlayabilirim...

30 Ağustos 2009 Pazar

Kitap kurdu Ada


hımmm... benimki de güzel ama bu araba da fena değilmiş...


oyuncaklara bakın hele... Çok kararsızım hangisini alsak? Anneeeee...


bu kitap hem renkli hem de yenilebilir :)


ama tadı pek güzel değilmiş!

14 Ağustos 2009 Cuma

Ben bir maymunummmmm ama kanguruda...




Bu kanguru bize piyangodan çıktı. Park yatak alırken hediye ettiler, aman bir sevindik bir sevindik (henüz hamileliğin başlarındaydık kanguru konusuyla ile ilgili gerekli araştırmaları yapmamıştık). Sonuç; park yatak 10, kanguru 0... Neden mi? İnsanın beli ve sırtı inanılmaz ağrıyor! Biz de mi sorun var dedik, çevreye sorduk yok, herkesler şikayetçi. Bir beybijönü herkes beğeniyor, e bizim oğlumuz da jön... :) Kanguru yetmez sling de alalım dedim, aldık o da dolapta duruyor. Ada ikisine de pas vermedi. Biz yine de kanguruyu bir Bozcaada havası alsın diye yanımızda götürdük, bir iki gün kullandık, baktık bir iki gün kullanıma karşılık üç beş gün ağrı yaratıyor, kullanılmayanlar bölümüne kaldırdık...

Bu maymunlu tulumu da teeee hamileliğin başında pazardan almıştım, pek tatlı diye vurulmuştum, ancak o zamanlar ne görsem alırım modundaydım, çocuk bunu giyebilir mi, hangi ay giyer diye pek düşünmemiştim. Şimdi çorap alırken bile düşünüyorum valla... Neyse, Ada mevsimsel olarak tulum giyebildiğinde bu maymunlar ona büyük geliyordu, şimdi de eh işte biraz kısa geliyor ama yine de giyilebilir... Bozcaada'nın serin akşamlarında giydi bir iki, şimdi o da kanguruyla birlikte... BozcaADA anılarını konuşuyorlardır herhalde...

hi hiii :)

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Mister Crocodile :)



21 Haziran 2009 Pazar

Ada diyor ki...

29 Mayıs 2009 Cuma

Ada'nın halleri :)

Arabamla gezerim, hız yapmayı severim...

Anakucağımıza yeni yeni oturmaya başladık, pek sevdik :)

Küçük kırmızı balıkkkk...

7 Mayıs 2009 Perşembe

İşte ben, Ada...