Ada konuşmasa da taklit yolu ile, beden dili ile her bir şeyi anlatıyor. Bu da haliyle komik sahnelere neden oluyor. Her seferinde keşke kameraya kaydetseydim diyorum ama kamerayı gördüğü an almak istiyor elimden.
Emziğini istediği zaman, tüm parmaklarını birleştirip dudaklarına götürüyor, emzik emermiş gibi yapıyor. Suluğunu istediği zaman parmaklarını uzun tutup klasik su hareketini yapıyor.
Ada Oti ne diyor? sorumuza "UUUUUUUUUU" diyor, gerçekten de Oti bu aralar kurt gibi uluyor. Geçen gün başına leğen geçirmiş eskiciiiii diye bağırıyordu, ben de "eskiciiii, elinde neler var" dedim, neler satıyorsun manasında. Ada bana döndü ve parmaklarını gösterdi. Evet, elinde parmaklar var!!! :)
Dün akşam fena düştü, yere çakıldı demek daha doğru. Çok korktuk, doktor buz koyun ve bir saat gözleyin bir şey yoksa yoktur dedi, Ada normalde buzu sevmez, çok canı acımış olmalı ki izin verdi. Biraz Kayuu seyretti. Arada sırada kayuu seyretmeye başladık, biraz seyredip sonra sıkılıyor. Tv ile ilişkilerimiz sınırlı seviyede de olsa başladı sayılır. Ada ne oldu diye sorunca "Doinnk" diyor, kafasını gösteriyor. Evet doink olduk, korktuk... Bazen öyle cambazvari hareketleri var ki insanın yüreği hop ediyor, emzirme koltuğunun yanlarına parmak ucuyla basıp baş ucundaki çekmeceyi açmak, koltuklara tırmanıp atlamak, koşmak, bisiklete yardımsız binmek gibi... Göz açıp kapayana kadar hooop diye tırmanıyor. Büyümek, merak ve hareket demekmiş...
işte sevgili blog, böyleyken böyle...
Her gün az da olsa bir şey yazmaya karar verdim, öpücükler tüm okuyuculara.