Süt meselesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süt meselesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2009 Pazartesi

Doktor sonrası

Doktora gittik biz.
Doktorumuzu sevdik biz...

Sakin ve güleryüzlü bir adam, en önemlisi diğer dr. kadar telaşlı ve aceleci değil. Anlattık dertlerimizi, dinledi ve o da mama vereceğiz, başka yolu yok dedi. Anne sütüne de devam edeceğiz tabii, anne sütünün azalmasının iki nedeni (hormonlar ve psikoloji) olduğunu, nasıl beslenmem gerektiğini vs. anlattı. Bilmediğimiz şeyleri anlatmadı aslında, bloglar ve web sağolsun...:) Ada için günde en az 4 öğün mama, bir hafta sonra da kontrol dedi. Haftaya zaten kalça ultrasonu, aşı, işitme testi, ROP testi gibi bir takım taramalarımız da var. Demek ki bu hafta kilo alımı açısından çok önemli... En az 300 gr. felan almalıymışız. İnşallah alırız...

Bazen bir saat, bazen iki dakika emen Ada'nın 37. haftasını tamamladıktan sonra daha iyi emeceğini, dolayısı ile daha çok sütümün geleceğini söyledi ki bu çok iyi bir haber. Yani haftaya daha iyi bir emme haftası olacak :) ayrıca, anne sütünün elbette muhteşem olduğunu ama mama ile beslenen bebeklerin de çok sağlıklı olduğunu söyledi, mama ile besleniyor diye bu denli üzülmeye gerek yok dedi...

Şimdi daha iyiyiz, moralimiz bize "aman allahım hiç kilo almamışşşşş eyvahlar olsunnnn" yerine "sakin olalım, mutlu kalalım, iyi beslenip mama takviyesi yapalım" diyor.

Haftaya iyi haberlerimizi yine burada yazacağız.

:)

süt sorunları v1

Herkes derin bir uykuda... Ada, babası, kediler... Bir ben ayaktayım. Sabah 3 gibi başlayan uykusuzluk hala sürüyor, Ada pes edip uyudu oysa.

Canlar biraz sıkkın. Neden?

Ada emmiyor, emmemek için direniyor, göğsümde uyuyakalıyor, gündüz şarkılar türküler biraz uyandırabiliyoruz ama gece... Sütümü sağdığımda çok az geliyor... Baba mamaya karşı, anne iki arada bir derede... Süt yapan yiyecekleri bolca tüketiyorum, rahat olmaya kendimi üzmemeye çalışıyorum ama sütüm gelmiyoroğlu gelmiyor işte... Hal böyle olunca Ada yeterli besleniyor mu diye doktora gittik, durum facia... Genel durumdan pekiyi, kilodan 0 aldık.!!! Kilo almamış desek yeri, doktor sütümün yetersiz geldiğini hemen ve acilen mamaya başlamamız gerektiğini söyledi... Eve geldik süklüm püklüm... O gün mama desteği ile geçti, akşamüstü eve sağlık ocağından iki hemşire geldi, doğum yapanların evlerine rutin bir ziyaretmiş, derken malum soru; Mama vermiyorsunuz değil mi? Kendilerine de anlattık. Annesütü dostu hemşireler başladılar bana annesütünün yararlarını anlatmaya... Pardon ben salak mıyım? Sütüm vardı da ben mi vermedim? Sütüm gelmiyor dedikçe mamaya ve biberona alışırsa bir daha asla annesütünü emmeyeceğini korku filmi gibi anlattılar... Sonra da pazartesi sağlık ocağındaki doktorla da tanışmamı istediler. Olur dedik... Onlar da haklılar, sonuna kadar destekliyorum onları...

Şimdi şöyle yapıyoruz; meme emiyor, süt sağılıyor (kaldıysa ki çok çok az da olsa bir miktar da sağabiliyorum) sonra da mama veriyorum. Mamayı öyle iştahla çekiyor ki... Cumartesi ve pazar böyle geçti, iyi emdiğini düşündüğümüzde mama vermedik. Ama karı koca kafamız karışık, dün Ada'yı tarttık durum yine aynı... (Gidip bebek tartısı aldık) Bugün bir arkadaşımın tavsiye ettiği bir çocuk doktoruna gideceğiz, bakalım o ne diyecek? En önemlisi Ada nasıl kilo alacak, sütüm nasıl artacak? Vs... vs...

İYİ HABERLERLE DÖNMEK ÜZERE...

15 Nisan 2009 Çarşamba

erik kompostosu ve düşündürdükleri...

Geçen gün Migros'a gittik sevgiliyle, uyuyan Ada'ya babaannesi baktı. Yokluğumuzda babaanne bize komposto yapmış, hem ne nasıl... Derin dondurucuda kırmızı erik bulmuş. Dönünce " Bak ne güzel oldular" dedi. Ben derin dondurucumda kırmızı erik olduğundan habersiz "aaa, erik mi, nasıl yani, kim koymuş,kim pişirmiş..." dedim ve aynı anda hatırladım...

Benim anneannem köyde yaşar. Çanakkale'de. 6 çocuğu var, ama kimsenin yanında gelip kalmaz, evini, bahçesini bırakmaz. İlerlemiş yaşına rağmen en büyük tutkusu yazın onu ziyarete giden çocuk ve torunlarına (hatta torun çocuklarına) taze meyve ve sebze yedirmektir.

Bu erikler benim anneannemin bahçesinden;
Bu erikleri anneannem, annem yesin diye topladı,
Bu erikleri annem ben yiyeyim diye derin dondurucuya koydu,
Bu erikleri M. annem sütüm olsun diye pişirip komposto yaptı.

annelik böyle bi şey işte...

13 Nisan 2009 Pazartesi

Süt meselesi ve diğer şeyler hakkında...

Her yeni annenin sorunu SÜT meselesi-dir ya hani, evet ben de bu süt meselesine kafayı taktım, Ada hem nazlı, hem erken, hem de keçi burcu bir çocuk çıktığından bu süt meselesi daha da önem kazanıyor.

Sütün geliyor mu?
Bu cümleden nefret ediyorum.
Sana ne?

Herkes ilk bunu soruyor, bi naber de, nasılsın de, ruhun aydınlık mı de, değil mi ama... Bende de suç var, yediğime pek dikkat etmiyorum, saatler boyu aç kalabiliyorum, bu benim baş özelliğimdi zaten, yani karnım acıkınca hatta çok çok acıkınca yemek yemek aklıma gelir, o anda da ne bulursam onu yerdim... Hamilelikte bu durum biraz değişmişti, iştahım epey açılmıştı, demek şimdi eskiye döndük... Oysa kayınvalidem her gün bana kompostolar, yemekler yapıyor... Akşamları eve eli kolu dolu geliyor. Akşam yemeklerim süper bu yüzden. Ammmmaaa kahvaltı mesela, unutabiliyorum, ya da sabah ikinci emzirmeden sonra yapabiliyorum ki saat 12 oluyor. Bu durumda sütümün azalması da hiç anormal değil... Anne çayı (Humana) içiyorum bolca ama tek başına yeterli değil. Annem, dereotu ve maydonoz getirmiş bir de küçük küçük kuru soğan her yemekle yemeliymişim. Soğanı çok severim ama hergün yiyecek kadar da değil anne :) Karar verdim, yemeklerime çok çok dikkat edeceğim ve sütüm olsun diye bolca yemek ve vitaminli şeyler yiyeceğim. Çünkü sütüm gelmeyince çok üzülüyoruz ailecek.... Yaşasın Yemek Yemek... Yemek demişken şu Vedat Milor'u çok fena kıskanıyorum yahu! Adam sürekli ne biçim yerlerde ne biçim yemekler yiyiyor. Süper pahalı restlerin yanı sıra aile salonumuz vardır yazılı mahalle lezzetlerini de biliyor. Dün mesela işkembeli nohut yedi Fatih esnaf lokantalarından birinde, işkembe sevmem ama canım çekti, Vedat Milor öyle bir hüpletti ki...

***

Gelelim diğer şeylere;

Sigorta arıyorum bolca, gelen tekliflere bakınıyoruz kocayla... Biraz akıllı olmak ve poliçeleri iyi okumak gerekiyor, limitleri de iyi hesaplamalı... Bu arada Ada'nın ROP muayenesi var bu ay (Erken doğan bebeler için göz testi) hiçbir sigorta geçmiyor dr. un bize tavsiye ettiği yerde, sonracığıma kalça ultrasonu ve işitme testi var... Bu ikisi için de gitmeyi düşündüğüm iki hastanden fiyat aldım inanılmaz fark var arada. Birinde SSK geçiyor hastanelerin ama dr. beğenmiyorum, diğerinde tavsiye bir dr. var (beğenip beğenmeyeceğimizi bilemiyoruz) ama testler çok pahalı. Sanırım tavsiye dr. a gidip testleri diğer hastanede yaptıracağım...

***

Tezimle ilgili artık yumurta kapıya dayandı demek bile az kalıyor... Bu ayın sonunda en azından kabasını hocaya atmak zorundayım... Biraz biraz didikliyorum vakit buldukça... Umut var mı bilemiyorum ama eğer mezun olamazsam çok üzülürüm...

***

Tv ve kitap okumak hayal oldu... Hamileliğin son günlerinde okumayacağım, tezime adayacağım desem de AŞK'ı okumuştum, şimdi de baş ucumda bebek bakımında mucizevi... var ama onu da bir türlü şöyle içine dalarak okuyamadım, emzirirken okunamayacak kadar da ağır bir kitap :( Tv dizilerimde artık ipin ucu kaçtı. Behlül ve Bihter ne yapıyor, koca yanak nasıl, Fikret'in kayınvalidesi eve döndü mü bilemiyorum. E.R, CSI NY, Lost, D. Housewifes yalan oldu... :(

***

Ama bolca müzik dinliyoruz, neredeyse 24 saat. TRT 3 ve Billboard radyo... Tavsiye ederiz. Hele Billboard radyo şahane, genellikle Oldies Goldies takılıyorlar ve bu beni mest ediyor. İce İce Baby'yi dinlemeyeli çok olmuştu mesela dün çaldılar bir hoş oldum. Dr. Alban mesela... Hatırladınız mı? Mc Hammer ve şalvarlı dansçılar... Süper süper yani... Bugün oğluşla dans etmek için şarkı tuttum ne çıktı; FELİÇİTA :) dans ettik oğlumla bolca... TRT 3 radyo biraz daha ağır abi, bilmemne beşlisinin Macar besteci bilmemkimin falanca bestesini çalıyorlar, sonra programlar var var, bale eserleri dinledik mesela cumartesi günü, Ada'yla birbirimize baktık ciddileştik dinlerken :) Babası klasik eserleri dinlemesini çok istiyor Ada'nın, bakalım ben ne kadar dayanabileceğim...:)

***

Oooo benim süt saatim gelmiş, Tekir kaçar...:)