evden bloga erişebildim. özgürlükler ülkesiyiz yaşasın! penguenin kapağını anımsadım birden, youtube'a erişim sağlanınca "vay be ne özgür ülkeyiz, bir de hayır demeyi düşünüyorduk" demişlerdi. aynen...
Ada 2 yaşında ilerlemeye devam ediyor. Konuşma-ma konusundaki endişelerimi gömdüm. Elbet bir gün konuşacak ve susmayacak. Yine de her şeyi anlatıyor. İşten geldiğimde ilk yaptığı şey pandomim sanatçılarını kıskandıracak nitelikteki günün özeti :) Hamura bayılıyor, daha bir iki ay önce hamura dokunamayan çocuk heykeltraş oldu çıktı :) Bir de suluboya aşkımız var. Gerçi sulu kısmı daha çok ilgisini çekiyor. Boyuyoruz bol bol. Ben de kendimi suluboya konusunda aştım, önümde kids gibi yetenekli biri var gerçi :)
Entellektüel olarak hiç bir şey yapmıyorum, Ada uyurken (hala kucağımda uyuyor) ben de uyuyakalıyorum, oradan da hooop yatak. Kitap film felan yok. Dün akşam tiyatroya gittik gerçi ama onu da entel faaliyetten saymıyorum ben.
Geçtiğimiz hafta bahar tatilimiz vardı. 9 koca günü gezmece ve tozmacaya ayırdık. Hava bahardan çok kışı andırsa da evde takılmadık çok. Yaşasın avmler ve ev gezmeleri.
Annelik her gün demlenen, tadından yenmeyen bir tatlı gibi. Gün be gün çoğalıyor, gün be gün güzelleşiyor sanki.
Yavrunun kokusu, en güzeli de bu.
Bahar geliyor, hava ısınacak, güneş çıkacak. Tatil planları, kısa kollular ortaya çıkacak. Sevindirik olmak için bir neden daha.
Öptüm blog seni, gitme buralarda ol e mi?



