Sanırım boşanmanın en acı veren yönü çocuk. Pek çok evli çift çocuğu nedeniyle bir arada. Evet bu bir gerçek. Sanırım Ada'ya yaşattığımız bu sarsıcı olay nedeniyle ne kendimi ne de eski kocamı affetmeyeceğim. Aslında Ada başlarda pek anlamadı. Okulu nedeniyle eski eş her sabah eve geldi bu nedenle de Ada yumuşak bir geçiş yaptı. Patladığı, ağladığı, birlikte ağladığımız zamanlar olmadı mı? çok!!! Hatta bir kaç saat önce yine karşılıklı ağladık. Ben kaya insanlardan değilim. Gözler sulanmaya müsait yapıda. Acıyı da sevinci de ortak eylemeye çalışıyorum. Çalışmıyorum, kendiliğimden öyle gelişiyor.
Aile danışmanından destek aldık. Her ay pedagoga da gidiyoruz. Pedagog Ada'nın gelişimini normal buluyor. Sıkıntılı bir durum yok şükür, sadece koruma amaçlı. Evet koruma! Eskiden hiç düşünmediğiniz küçük detaylar bir anda önem kazanıyor. Evden ayrılan ebeveyn, onun yeni yaşantısı, hayatındaki insan vs... Baş etmesi zor bir çok şey. Ama sonra insan öğreniyor. Öğrenme isteğimizin hiç bitmemesi, acıyla baş etme isteğimiz çok enteresan aslında...
Babam nerde? Ne zaman gelecek? Neden ayrıldınız gibi soruları hiç sormadı Ada. Sadece "babamı çok özledim" diyor. Babasını "ailecek" yaşayan bir aileden fazla bile görüyor aslında. Ayrıca ebeveynler arasında "haftasonu babası" "haftaiçi annesi" gibi kavramlar da yok. Ada'nın özlemi, işler vs yol gösteriyor bize.
Sadece iri gözlerini açarak "babamı çok özledim" cümlesini duymak çok üzüyor hala. Katılaşamıyor yüreğim.
Birlikte ağlamak, özlemleri anlatmak, nedenlerine su üstünden de olsa anlayacağı dilde anlatmak benim çözümlerim. Kendimi, duygularımı, üzüntümü saklamıyorum ondan. Duygularını önemsiyorum ve unutturmak için çabalamıyorum. Bazen bu durumu da kullanıyor tabii, o anları da yavaş yavaş kavradım. O zamanlar da "canının sıkkınlığı" " istediği oyuncağı alamama" gibi durumlar oluyor. Neden özlediğini dile getiriyor? Gerçekten bir özlem mi? Başka bir neden mi var?
Kör topal ilerliyorum. Bir kaç kitap okudum, pedagogla da konuşuyorum. Ama en çok destek kimden geldi? Diğer bekar annelerden. Tıpkı hamile kaldığım zamanlarda destek aldığım diğer anneler gibi. Deneyim biz kadınlar için önemli. Aynı yoldan geçtiğim bir iki arkadaşım var. Birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz..
Evimiz, düzenimiz aynı.
Kedişlerimiz hala bizimle.
Artık bir de kaplumbağamız var.
Umutlarımız var,
Göz yaşımız var,
Geleceğe inancımız var.
Yeni başlayacağımız bir okulumuz var.
Kocaman bir sevgimiz var.
İyi ki var Ada.
Benim ada'm o. Çevresinde dört döndüğüm canım Ada'm.
25 Ağustos 2014 Pazartesi
Tekrar merhaba
Uzun bir aradan sonra merhaba blog.
Eylül 2013 te yazmışım en son.
Çok şey oldu be blog,
Nerden başlasak.
Hayat çok garip, tuhaf ve beklenmedikmiş.
Bunu öğrendim.
Hayatımın 13 yılını paylaştığım, kocam, sırdaşım, oğlumun babası ile ilişkimiz bitti.
Ayrılıverdik.
Sessiz, ani ve acı veren bir deneyimdi.
Oğlum, ben, kediler, ev alışıyoruz yeni düzenimize.
Artık boşanmış bir anne, sevgilisiz bir kadın, dul bir çalışanım.
İstatistiklere göre böyleyim.
Her şey güzel olacak biliyorum.
8 aydır bekar anneyim.
çok tuhaf, ani, bol ağlamalı, bol çöküşlü bir hikaye.
belki bir gün anlatırım.
geçti mi?
tam değil.
geçiyor mu?
kesinlikle...
ada ve ben...
bu blogta, çok yakında...
öptüm sizi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)