26 Aralık 2007 Çarşamba

bugünlerde...


Yılbaşı yaklaşıyor. Hala ne yapacağımızı bilmiyoruz, sanırım evde olcağız. Dileyen buyursun gelsin:) Tabu ve amerikan her daim... İşokulda öğrencilerimle yılbaşı çekilişi yaptık, çok sevdiğim bir öğrencim geldi bana:) Ona bugün güzel bir kazak aldım, umarım beğenir.

Kazak demişken bugünlerde çok ama çok üşüyorum. Adeta donuyorum da denilebilir. İşokulda da okulokulda da donuyorum, donunca dişlerimi sıkıyorum akşamları çenem ağrıyor. Geçen akşam çene ağrısından uyuyamadım. Böyle tuhaf şeyler oluyor yani bu aralar.

Okulokulda kazık mı kazık bir final ödevim var, okuyorum okuyorum ama tam olarak nasıl bir şey yazacağımı kestiremiyorum. Du bakali...:)

Cumartesi evde büyük temizlik var:( Mutfak tavanı boyanacak, camlar silinecek, ütü zaten dağ gibi... Yok bu yeni yıl temizliği değil, normal bir evde yapılması gereken ama benim kaç aydır ( o kadar da pis değilim canıııımmm) yapamadığım dipköşe tabir edilen ( ev hanımları arasında ) temizlik:)

Hadi bana kolay gele...

Z.nin ruhsal astrolojisi


Canım kardeşimin ruhsal astrolojisi de budur;


GELİŞTİRİLECEK NİTELİKLER

KATILIM

KAOSA DÜZEN GETİRMEK

RUTİNLER YARATMAK

BURADA VE ŞİMDİYE ODAKLANMAK

ŞEFKATLİ DAVRANMAK

BAŞKALARINA HİZMET ETMEK

ÖZGÜVEN KAZANMAK

RİSK ALMAK

AYRINTILARI FARK ETMEK


GERİDE BIRAKMAN GEREKENLER

MAĞDUR KİŞİ OLMAK

KAFA KARIŞIKLIĞI

PLAN YAPMAKTAN KAÇINMAK

GERÇEKLERDEN KAÇMAK ( UYKU-HAYAL VB...)

AŞIRICILIK

AŞIRI DUYARLILIK

KENDİNE GÜVENMEMEK

YETERSİZLİK

VAZGEÇMEK.

24 Aralık 2007 Pazartesi

salı sendromu


Pazartesi işe gitmiyorum ya beni de salı sendromu sardı. Üstelik bu hafta epey iş var. Okulokula da gideceğim! Beş buçuk günlük bayram tatilim güzeldi, bitti ama. Sabah erkenden kalkıp okulokul için yarına hazırlık yapmaya başladım. Okumam gereken kitaplar var. Akşamüstü de işokul için bir şeyler yazmam gerekiyor. Kızlar arayıp akşam için bir şeyler yapmak istediler. İ. nin doğumgünü sebebiyle. Hepsi nasıl yetişecek acaba?


Yaparım ben.

Yaparım.

Yaparımmmm...:)

23 Aralık 2007 Pazar

Ruhsal Astroloji


G. bana bir kitap almıştı, ismi Ruhsal Astroloji. Doğum gün ve yılına göre geride bırakmanız gereken eğilimleri ve geliştirmeniz gereken nitelikleri yazıyor. Buna göre ben;


GELİŞTİRMEM GEREKENLER;


İŞBİRLİĞİ,

DAVRANIŞ İNCELİĞİ,

BENCİL OLMAMAK,

PAYLAŞMAK,

EMPATİ,


Şimdi bunlar bende var-mış. Ben bunları daha da geliştirmeliymişim. Bir de geride bırakacaklarıma bakalım;


GERİDE BIRAKMAM GEREKENLER;


FEVRİ DAVRANMAK

BENCİLLİK

PARA KONUSUNDA İYİ KARAR VEREMEMEK

BAŞKALARINDAN KENDİSİ GİBİ DAVRANMASINI BEKLEMEK

KAYGILANMAK


Ne diyimm. Haklı galiba:)


* Haaa bu arada can dostlarım S. ve D. aynı eğilimler sizin için de geçerli-ymiş:)))))

dileklerim


Yeni yıl dileklerim aşağıdaki gibidir. İlgililerin dikkatine:


1. Sağlıklı bir yaşam

2. Yeni bir kariyer

3. Bol bol gülmece

4. Bol bol para:)

5. Otomatik vites bir araba ( İkinci el de olabilir)


Nasıl? Fazla bir şey istemedim herhalde?

yeni yıl ağacı


Z. her yıl yaptığı gibi yılbaşı ağacını süslemiş. Harika olmuş. Bizim evde hiç bir zaman yılbaşı ağacımız olmamayacak. Nedeni kedilerimiz. Sezar asılı olan bütün süslerin iplerini yer, Oti ise hepsini karıştırır, kırılacakları kırar, yenilebilenleri kemirir, küçük boyutta olan her şeyi koltukların altına yuvarlar...


Lütfen kedilerim uslansın.

Benim de bir ağacım olsun.

Othello' nun yaramazlıkları.


Tanrım!

Benim kedilerim neden çok yaramaz? Tanıdığım diğer kediler "Mutlucan hariç" hepsi çok uslu. Saksıyı devirmek içindeki toprağı eşelemek,duvarlara tırmanmak, evin diğer kedisine hiç rahat vermemek gibi huyları yok. Hem yaramaz, hem kendini nadiren sevdirir... En son vukuatı laptopun delete düğmesini çıkartmak olmuştu. Günler sonra tırnak törpüledikleri oyuncağın kenarında bulmuştum. Bugün T-F ve G tuşlarını çıkartmış. T ve F yi hemen bulduk ama G tuşunu epeyce aradık. Bulamayınca bir dedektif edası takındım; laptopu açık bıraktım ve odadan çıktım. Sonra yavaşça odanın kapısına yaklaştım ve ne yaptığını gözetlemeye başladım. Suçlu psikolojisi. Hemen T tuşunu çaldı namussuz. Ağzına aldı ve koşarak salona geçti. Demek ki G tuşu da salonda diyerek araştırmalara başladık. En sonunda kırık bir G tuşu bulduk. Japon yapıştırıcısıyla yapıştırdık ama artık G tuşumuz kırık:(


Oti, lütfen yaramazlıklarına bir son ver.

Seni son kez uyarıyorum.


* Haaa, bu arada Oti artık bilgisayarı da kapatabiliyor. Son marifeti de bu:)

doğum günleri


Geçtiğimiz aylarda sevdiklerimin doğum günleri vardı, ben onlara hediye alamadım. Hediyelerimi buradan veriyorum...

ÖGL. İşokulda sevdiğim insanlardan biri. Türkçe öğretmeni. Tanıdığım en çalışkan insanlardan biri. Hep güleryüzlü, hep sevecen. Benim Feridem o...:) Seni seviyorum arkadaşım... Sana hediyem; Bir kedi... :))))))))

NSHN. İşokulda sevdiğim başka biri. İspanyolca öğretmeni. Esprili, rahat, sevecen. Ola diyorum başka da bir şey demiyorum. Victor' un annesi, sana ve Victor' a sağlıklı bir yaşam diliyorummmmmm... Seni seviyorum arkadaşım... Sana hediyem; Victor' la aynı renk ve desende anorak:)

BRU. İşokulda sevdiğim başka başka biri. Huysuz bir cadı aslında o.:) Ama yüreği sıcacık. Seni seviyorum arkadaşım... Sana hediyem; sorunsuz bir patron:)
İKN. İşokuldaki canım arkadaşım. Matemetik öğretmeni. Disiplin ve diyet denilince bir numaradır:) Arkadaşım sana hediyem; süper zeki bir sınıf ve diyetisyen bir eş:)
AYŞ. Master sınıfımda kankim. Laz kızı, huysuz prensesim. Sana hediyem; KATÜ' de akademik kariyer. Direkt Prof. yapıyorum seni:)

Umarım hediyelerimi beğenirler.

bayram:(


Tatildeyim. Tatildeydim. Tatildeydik. Cümleten kan dolu vahşetle bezenmiş bir kurban bayramını daha bitirdik. Ohhh! Bayram dediğin tüm canlıları mutlu eder. Ben kurban bayramının "bayram" olan kısmını anlıyorum da " kurban" kısmını hiç ama hiç anlamıyorum. Zavallı hayvanlar sevap diye öldürülüyor. Üstelik bu manzarayı çocuk çocuk seyre dalıyor. Yasaklanmasına rağmen insanlar sokaklarda hayvanları öldürdüler.


Geçen senelerde yine bir bayram günü et yiyememeye başlamıştım. Bu bayram da öyle oldu. Dört gündür et yemiyorum. Canım umarım bundan sonra hiç et çekmez. Şimdilik midem de canım da et istemiyor. Oysa ben en çok eti sever, sebzeden nefret ederdim.


Bu bayram nasıl geçti?


İlk gün annemlerde güzel bir kahvaltı ettik. Babacığımın yaptığı poğaça ve açmaları yedik, sonra Bakırköy' deki yengeme, Esenler' deki amca-yenge ve hala-enişte' lere gittik. Yengecim sağolsun etsiz yemekler pişirmiş, bir güzel ailecek yedik. Kuzenin H.'nin doğum gününü ailecek kutladık... Akşam annemleri eve bıraktıktan sonra kayınvalidemlere gittik, sonra eve gelip film seyrettik. Daha doğrusu ben seyrettim. Dadım Aşık adlı saçma isimle vizyona giren komik ve romantik bir tatil filmiydi...


İkinci gün evdeydik. S. çok değerli sanatçı Savaş Dinçel' in cenazesine gitti. Ölümüne çok üzüldüm. Yeri cennet olsun.
Ben evde tembellik ettim. S. a yeni aldığım taşınabilir dvd de Kayıp Balık Nemo' yu izledim. Bu filmi kaçıncı kez izliyorum kim bilir?
O akşam G. lerde klasik amerikan partisi vardı. Kağıt oynadık ve bol bol patlamış mısır ve son günlerdeki favorim olan tuzlu badem yedik. Yaşasın kilolar ve abur cubur:) Oyunda yenildim ve Ş. teyzeye toplam 3.90 ödedik:) Gece nicedir izleyemediğimiz Mutluluk filmini izledik ama hiç beğenmedik. Ben daha iyisini yazardım vallahi:)


Üçüncü gün akşam Z. nin evinde toplandık. Dört kanka ilk kez sevgililerimizleydik. İlk kez sekiz kişi olabildik. Harem ve Selam olarak bölündük:) Kızlar masada dedikodu yaptık, beyler de belgesel ve tv izledi:)


Bugün yani dördüncü günse annem, kardeşim ve kayınvalidem bana geldi. Sabah erkenden kalkıp evi şöööle bir temizledim. Hemencik kakaolu bir kek yaptım:) Annem de börek felan getirmiş hep beraber yedik:)


D. e verdiğim sözü tutarak blogumu daha sık güncelleyeceğim. En azından bir yazı çalışması oluyor bu...


Bayram bööyle geldi ve geçti işte. Yılbaşı geliyor. Henüz ne yapacağımıza karar veremedik...

1 Kasım 2007 Perşembe

epeydir...


Epeydir yazmıyorum, daha doğrusu yazamıyordum. Sebep çok; işokul çok yoğundu, okulokul da... Aslında şu anda ev ödevlerimi yapmam gerekiyordu ya, başlamadan mola verdim. Canım D.' nin blogunu okudukça yazayım diyorum, iştahım kabarıyor ama sonra vakit bulamıyorum:)


Ekim ayına hızlıca bir bakalım;


İŞ: En önemli şey; okulda düzenlediğimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreniydi. Okulun en fırlama grubuyla çalıştığım için zorlu bir süreç oldu. Sonuç: Harika


ARKADAŞLAR: Vakit yoktu ama yine de bir kaç partiye katıldım. Bir kere G. ve Y.' lara gittik, sonra hep beraber B. ve B.' lere... Sonra yine B. ve B.' lerin bahçedeki mangal partisine:) İşokul arkadaşlarımla benim evde de bir tabu partisi düzenledik. Pek eğlendik. Yarın da işokuldan arkadaşın N.' ın evinde tabu&kültür yarışması partisi var. Haaa bir de facebook denen acaip sitede bi dolu eski arkadaşımı buldum. KHEM' ciler olarak haftaya çarşamba Viktor Levi' de buluşuyoruz.


YAZI-ÇİZİ: Benim kısa filmin animasyonunu yapan L. ile bir senaryo yazmaya karar verdik. Okumalar sürüyor... Okulokul arkadaşım N.' ın bitirme projesi olarak sahnelemesi için Sophokles' in Antigone' sinden hareketle kısa bir oyun yazdım, bence güzel oldu. S. hoca için de uzun zamandır yazamadığım Sim ya da Patiska' yı yazmaya çalışıyorum.


EV-KOCA: Aşkım da her gün oyunda. Pek görüşemiyoruz. Ev kendi halinde debelenip durmakta.


özetle böyle,

kasım ayında bol yazı ile görüşmek üzere.