26 Şubat 2008 Salı

ne olacak bu havaların hali?


Bazen olur ya, laf döner dolaşır havalara gelir... Geçtiğimiz hafta bu saatlerde buz tutmuş yollar eriyordu, iki üç gün içinde her taraf kar olmuş, iki günlük bir kar tatili bile yapmıştık. Geçtiğimiz perşembeden itibaren ise adeta bahar geldi, yarın hava 20 derece olacakmış. Bu çok tuhaf bir durum...

Yarın ikinci cemre düşecek...

Baharın gelişi kesinleşecek,

Nereden mi biliyorum,

Yarın benim doğumgünüm:)))))

25 Şubat 2008 Pazartesi

30 yaşım...


30 olmama az kaldı,


tuhaftır bir şey hissetmiyorum. D. kendi blogunda bir güzel anlatmış yaşadıklarını ve yaşantısını. ben de öyle bir duygulanım olmadı. Henüz... Eskiden 30 yaşında biri olmak bana çok yaşlı olmak gibi gelirdi, benim çoğu arkadaşım benden büyüktür, onlar otuzlarına basarken ben vay be diyordum, amma da yaşlanmış... Şimdi bana 30 yaş ne tuhaftır ki öööle çok yaşlı gibi gelmiyor...


Pazar günü çamaşır asarken kendime şunu söylüyordum;

Bunları as, hadi az kaldı, sonra evi süpür, onu da yaparsın, hadi bak bu son gömlek, hadi bu son yıkanacak tabak, hadi bu son...

O anda elimde bir gömlek kalakaldım, bu son diyordum ama bir yenisi beni bekliyordu... Önümüzdeki hafta asılacak başka bir çamaşır, yazılacak başka bir şey... Aslında kendimi hep bir ötekine hazırladığımı ve bunların beni çok yorduğunu fark ettim, aradığım neydi ki...Son olunca, bir şeyler bitince ne olacaktı? O an artık şikayet etmemeye ve şimdi de yaşamaya karar verdim.


Şimdiki zamanda neler oluyorsa artık...

kedili evlere çare el süpürgesi


İşokuldan arkadaşım tavsiye etmişti, geçen gün kadıköyde beyaz eşyacılar sokağında sevgilimle dolaşırken içeri dalıp kendisini evdeki kedilerimizin tüyleriyle tanıştırdık. Süper bir alet. Kedi tüyleri için özel bir zamazingosu var onu takınca hooop diye koltuklara yapışmış kedi tüyleri makineye toplanıyor. İçine aldıklarını cam bölmesinden gördüğünüzden -ayyyy ayyyy ayyy, ne çok tüy varmış- sesleri arasında koltuğunuzu temizliyorsunuz.

Şiddetle tavsiye...

21 Şubat 2008 Perşembe

en sevdiğim şarkı...


Hepimizin bir favori şarkısı vardır ya, işte benim ki bu...
Çocukluğumdan beri çok severim, hep içimden söylerim...

Aysel G.' in anısına saygıyla...

birdenbire çıkıverip gel

şaşırsın kalbim sesimden önce

ne güzel olur bilsen ne güzel

çıldırırım ben seni görünce

önce yokluğunu

anlatırım sana

sonra geçer aynaya süslenirim

sonra da mavi bir çaydanlıkla sana sıcak bir çay demlerim

küçük mumlar yakarım sehpada

kokulu otlar tüter tablada

anlat derim "nasıldı uzaklar"beni unutmadın ya

saçlarımı alırsın avucuna

gözlerin yine öyle su yeşili

akar durur ruhuma...

17 Şubat 2008 Pazar

kar...


Efendim kar yağmaya başladı, herkesler pek bir mutlu. Okullarımızda bir gün süre ile tatil oldu, öğrenci milleti sevinç içinde...Ancak kar bazıları özellikle de sokakta yaşayanlar için hiç de sevindirici olmuyor... Zaten yaklaşık bir aydır balkondaki kuşlara yem almaya başlayarak evde beslenebilen hayvan sayısını epey çoğaltmıştım. Bugün bir ara baktım yaklaşık yirmi güvercin yem yiyiyor, peki küçük serçelerim nerede? Onlar bugün hiç ama hiç görünmediler. Sabah hem bakkala hem de kedileri doyurmaya çıktım, sadece bir kediye rastladım, epey hasta görünüyordu ama yanına yaklaştırmadı beni. Mama koydum ama ısrarlarıma rağmen oralı bile olmadı. :( Apartman önündekileri besledim ben de, akşamüstü film almaya çıktığımızda da mamalarımız yanımızdaydı, yine kedi bulamadık. Saklandılar herhalde, umarım üşümüyorlardır.


Vali bugün açıklama yaparken kedi köpek ve kuşlara mama verilmesini istediğini söyledi, pek hoşuma gitti. Bravo:)


Dün yoganın ikinci dersi idi, ben ektim. Hem kar vardı, hem de karnım ağrıyordu:) Ama haftaya ekmeyeceğim. Söz...


Geçen hafta işokul başladığı ve onyedi gün süren tatilim bittiği için biraz alışma dönemiydi, okulokulda açıldı...


Bu dönem haftada üç gün gideceğim derse ve mayıs sonunda mezun olacağım...Umarım mezun olurum. Aslında seviyorum okulu ama biraz da sıkıldım gibi...Ne bileyim, ortaya karışık bir durum işte.


Sanırım en çok yaz gelsin istiyorum. Özellikle de Haziran. Ne tatlı bir aydır haziran. Ilık bir rüzgar eser, tatil planları yapılır...


Tezim konusunda kafam çok karışık, güya tatilde yazacaktım ne gezerrrrr...:( Bir başlangıç cümlem bile yok... Ama olmalı. Yarın sabah hocam ile görüşmeye gideceğim, umarım bana yol açar...


Şimdilik böyle gidip aldığımız güzel filmlerden birini seyredeyim.


bye...

9 Şubat 2008 Cumartesi

ilk yoga günüm


Bugün yogaya başladım. Tahminlerimden daha kolay geçti. Rahattım, hoca çok şeker, mekan çok güzel... Hareketlerin % 80' nini yaptım. Bir tek boyun hareketlerini boynumdaki düzleşme yüzünden yapmadım, hoca da bana alternatif bir hareket gösterdi. Eee tabii bu hafta biraz tutulacağım, olsun varsın... Artık her cumartesi 11-13.00 arası yogadayım. Aslında evde de yapılır felan diyordum ama bugün anladım ki grupla ve hocayla yapmak en iyisi. Evde benim konstantrasyonumu bozacak pek çok şey var.


Kendime bir yoga ped ve eşofman takımı aldım, pek cici göründüm bugün kendime.:))))


Yoganın sonuna doğru hoca bizi yatırdı ve gözlerimize bir yastık verdi. Aman allahım ne kadar güzel bir şey; içinde keten tohumu varmış ve kekik yağı varmış... Soğuk, ferah yani süper bir şey... Çıkışta buraya başlamama da vesile olan G. bu yastıkların merkezde satıldığını söyledi, haftaya alıcimmmm...:)


Çıkışta Bostancıya kadar birlikte yürüdük, ben oradan da anneme yürüdüm. Ayaklarım ellerim titriyor şu anda hamlıktan. Ama sabredeceğim ve kedi gibi esnek olucimmm.


Ha gayret,


:)

5 Şubat 2008 Salı

kaçamak tatil


İşokuldan arkadaşlarla bir günlüğüne yolumuzu Burgazada' ya çevirdik. Öğretmenevinde geceleyip, sahildeki bol ızgara kokulu ama lezzetli yemekler yapan bir salaş meyhanede yemek yedik. Sabah Sait Faik Müzesini gezdik ve evimize döndük. Çok iyi, çok eğlenceli bir kaçamak oldu bu. Bugün acaaaaaip sis vardı, vapurda hafif panik havası esti, çünkü bir ara etraf hiç ama hiç görünmüyordu.

Bu güzel tatil için srt tayfasına teşekkürü bir borç bilirim.


:)

2 Şubat 2008 Cumartesi

az kaldı


30 yaş partime az kaldı... Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Bu yıl çooook güzel bir parti olsun istiyorum. Gerçi hep güzel oluyor ama...:) Bu sene böyle bir pasta yaptıracağım. Kocamannnn ve bol şekerli, karamelli,çikolatalı...:) Yupppiiiii

film günü :)





süper...çok beğendim. şiddetle tavsiye ederim. hele bu günlerde...:( yalın, naif, çocuksu ama etkileyici ama düşündürücü ama süpper bir film; Persepolis
eski ama gençlik günlerimi hatırlattı bana bir kez daha; Dawson' s Creek

komik, neşeli, pizza ve dostlarla şahane; Because I Said so

ihtiyacım varrrrr


Bizim kızlar sigarayı bıraktılar... D. bir de mail attı Tibet' in Gençlik Pınarı ile ilgili. S. bana spor yap spor yap diyor, eh birşeyler yapmalı diye harekete geçtim. İnternetten bir şey okumaktan nefret ettiğimden gidip kitabı aldım. Egzersizlere bugün başladım, başlamakla kalmadım önce cuma pazarına oradan da acıbademe yürüdüm. Hava güzeldi, ben güzeldim, her şey güzeldi... Kilo vermek gibi bir takıntım yok, vermek istiyorum ama kafama takmıyorum, dert etmiyorum ammaaaa... Bir arkadaşımız süper kilo verdi yoga ve rejimle. Yarın onun gittiği merkezi arayacağım ve cumartesi günleri yogaya gideceğim. Umarım yani... Ayrıntıları yazacağım. Şimdiden heyecanlıyım... Bakalım...:))))