9 Haziran 2008 Pazartesi

mutlu haftalar...


Bugün güzel bir gün...

Çünkü pazartesi,

Çünkü bu hafta OKULLAR KAPANIYOR...

EĞİTİM VE ÖĞRETİME ARA VERİLİYOR...


Öğretmenler olarak 29 Haziran'a kadar çalışacağız elbette, ama artık derse girmek zorunda olmamak çok güzel... Öğretmen olmayanlar anlayamaz belki, hayatını 40 dakikalar içinde yaşamak, 40 dakika dersin sorumluluğunu almak çok zor. Günde tek bir 40 dakika olsa neyse, kaç tane var bir bilseniz...


Bu hafta okulda herkes neşeli olur. Çocuklar da öğretmenler de... Perşembe Summer Fest var zaten, eğlenceler gırla gider...


Sonra...

Sonrası dosya işleri, toplantılar, raporlar...

Beni en çok üzen şey bazı arkadaşlarımın okuldan ayrılacak olması. Bu konudan daha sonra bahsetmek istiyorum. Uzun bir yazı konusu bu...


Daha da sonra...

Ver elini tatil...

Sıcak yaz, kum, deniz, güneş...

En kötü ihtimalle evde bolca yayılmaca...

Bu yaz yapmam gereken çok önemli bir şey daha var. Sürpriz...


Ben şimdi ödevime döneyim. Bugün bitmeli... Bitecek, az kaldı. Final bölümündeyim...:)

İki gecedir sabahlıyorum, yazmaktan gözlerim pörtledi, belim ve ayaklarım uyuştu... Olsun değdi galiba. Birkaç arkadaşıma gönderdim yazdıklarımı, çok beğendiler. İyi bir şey çıktı galiba. Umarım hocam da beğenir.


İşte böööle,

Hepimize iyi haftalar...

8 Haziran 2008 Pazar

bugün pazar


Pazar pazar tembellik yapmak, yatmak yuvarlanmak, tv ye bakınmak, the end'e gidip dvd karıştırmak isterken yaptığım başka tembellikler ve işokul yüzünden yapamadığım şu ödevimi bitirmek durumundayım...


İçim şişti dün akşam...

Uyuyakalmışım...:)


Bir çırpıda bitiverse şu ödev. Ödev deyip geçmeyiniz, ööle sıradan bir şey değil bu. Medea'dan uyarlama bir oyun yazıyorum. Sinopsisini daha evvel yazdığımdan ne yazacağımı biliyorum allahtan... Yoksa işimiz işti...


Bu bile kasıcı ve zor...


Aaaaaaa! Şikayet şikayet nereye kadar değil mi?

Akşama doğru bitirdim efem diye yazarım ben. Dün bayağı bir yol aldım çünkü:)

Yarın öğleden sonra Genç günlerde seminerine gittiğim Ö.Y. ile buluşacağız. Seminer sırasında yazdığımız sonra Ö.Y. tarafından düzenlenen oyunumuzu okuyacağız. Harbiye Polo Pastanesi'nin arka bahçesinde buluşacağız. :)

Yarına ödev bırakmamam gerekiyor bu nedenle...
* Ruh halim aynen Sezar'ın şu üstteki fotoğrafı gibi... Uyuyayım mı, uyumayayım mı?

7 Haziran 2008 Cumartesi

kek 2


Kek deyince aklıma Nil geldi, ve şu şarkı... Ne tatlı bir şarkıdır. Nil'i de pek severim.

Yukarıdaki resmi de netten buldum. Kedi kurabiye. Valla şahane fikir. Y. in elmalı tarçınlı tahta kıvamındaki kolay bozulmayan kurabiyelerini bir daha böyle yapabiliriz. Gözler bonibon...:)


Üç yumurtayı kırdım önce

Portakal dilimledim ince ince

Göz kararı da biraz süt kattım

Kalktım, sana kek yaptım

İnsan neler yapar isteyince

Bu bir şey değil düşününce

Ben de tarifi öğrenince, kalktım sana kek yaptım

Gözlerin dönmüş kızı görünce

Yerli yersiz bakıp sana gülünce

Ben de tesadüf o gece erken yattım

Bana kelek yaptın

İnsan neler yapar isteyince

Bu bir şey değil düşününce

Sen de elektriği hissedince

Kalktın bana kelek yaptın

Çırptım, çırptım, karıştırdım

Kendimi onunla yarıştırdım

Kimse kimseye benzemez

Kendimi kekle yatıştırdım

Oturdum ellerimle sana kek yaptım

Unla sütü karıştırdım iyice

Tereyağı ekledim eriyince

Fırın da oldu 180 derece, attım

Sana kek yaptım

Üzüldün belli çok beni görünce

Elimde kekimle sana gelince

Bir de ağlayıp itiraf edince

Abarttın...beni melek yaptın

kek

Biraz önce canım sıkıldı,
gittim ıslak kek yaptım.
Yanında bir bardak süt... Offfff...

Niye canım sıkıldı?
Ödev yazıyorum:(
Pazartesi teslim etmem gerekiyor...

Sabah erken kalkıp başına oturdum ama pek bir şey ürettiğim söylenemez.
Bir ara mutfağı temizleyip, bir ara sevdiğim bir dizinin kaçırdığım bölümünü izleyip, bir ara çekirdek çitleyip, bir ara canım A. ile sohbet edip molalar verdim...

Kaçmak yok.
Devammmmmmmmmmmmmmmm

oks/oss

Sınavlar yaklaştı. oks yarın, oss ise haftaya pazar. Pek çok öğrenci bir yıl boyunca dershaneye gitti, derslere gömüldü, test çözdü. Ne için? Bir sınavı geçebilmek, yüksek puan alabilmek, başarabilmek için. Bu sınavlara gıcık oluyorum. Bu uğurda yapılan her şeye gıcık oluyorum. Bu sınavların bir an önce kalkması gerek. Başka bir çözüm bulunması gerek. Devlet ve özel okullar arasındaki eğitim kalitesi farkının da bir an önce sona ermesi gerek. Eğitimde eşitlik koskoca bir yalan! Özel okulda çalıştığımdan buradaki öğrenci ve öğretmenlerle devlet okulları arasındaki, hele de Anadolu'daki devlet okulları arasındaki farkları görebiliyorum. Özel okulda okuyan çocukların yabancı lisan-lar, teknoloji, bilgiye ulaşma becerileri, spor ve sanat dersleri, daha neler neler... Pek çok fırsatları var.
Yarın sınava girecek tüm öğrencilere eşit fırsat diliyorum.
* Sevgilim yine oss sınavına giriyor, sınav yeri Gölcük! S. bunun kendisinin sınava girmemesi için yapılmış bir komplo olduğunu düşünüyor.:) Ben de haftaya pazar gunu oss de bir okulda salon başkanı olarak çalışacağım:(

5 Haziran 2008 Perşembe

Gobbo cennete kanat açtı...


işokulda öğretmenler odasından çıkmış, hızlı adımlarla derse giderken küçük bir öğrencinin elindeki kargayı hizmetlilerden birine verdiğini gördüm. Dayanamayıp sordum ne olmuş diye, kanadı kırık dedi hizmetlimiz. Gölge bir kenara koyup kargayı uzaklaştı. İnsanların bu tür davranışlarına sinir oluyorum, sorumluluk almıyorlar... Bir taraftan da onları kıskanıyorum, hemen unutup hayatlarına devam edebiliyorlar. Ben... Ben unutmadım kargayı, her teneffüs gidip baktım, uçsun diye dualar ederek ancak uçmadı. Okul çıkışında bir kutuya koyup G. e götürdüm, kanatlarında bir problem olmadığını söyleyince çok sevindim. Bir kaç gün evde konuk edecektik Gobbo' yu. Adını da Gobbo koymuştuk bizim tiyatrocu ufaklıklarla. Bizim oyundaki bir karakterin adı Gobbo. Akşam bir arkadaşıma uğrayıp sonra Gobbo' yu alacaktım. Telefonum çaldı, G. aradı... Gobbo gitmişti.

Çok üzüldüm.

Gobbo da Kıtkıt gibi uçar gider sanmıştım ama ömrü yetmedi.

Hala çok üzgünüm...

3 Haziran 2008 Salı

SONUNDA

Sonunda rahat bir nefes aldım... Üç gün sürdü nefes almam. Cumartesi pazar ve pazartesi günlerimi yatarak, tembellik yaparak geçirdim. Çünküüüü sonunda koskoca etkinliğimiz tiyatro festivalimiz sona erdi. (işokuldaki.) Güzel bir gece ile bitti.
Bu arada İst. Festivali de bitti. Geçen akşam Orfeo' ya dün akşam da Kırmızı Pazartesi' ye giderek festivali sonlandırdık.
Şimdi G. Hocaya Medea uyarlaması ödevim ve tezim kaldı...
HADİ BANA KOLAY GELE...

23 Mayıs 2008 Cuma

Kasım morte


Dün akşam Tiyatro Festivali'ndeydik. İtalya yapımı bir Geyikler Lanetler izledik, sol yanımda kocam bir kaç sıra ötemde kardeşim, her yerde dostlar... Kardeşim ve ben oyuna bayıldık, öldük bittik bu koca şölene. Oysa pek çok arkadaşım özellikle de sevgilim S. oyundan ölesiye nefret ettiler. Hatta bir arkadaşımla eve gidip telefonla oyunu yorumlamaya devam ettik.


Evet onlar İtalyan ve hikaye anlatma geleneğinden gelmiyorlar, ama biz de Yunan değiliz, Rus değiliz, İngiliz değiliz... Oynuyoruz yine de Çehov'ları, Sofokles'leri, Shakespeare'leri...


Ben beğendim,

Şiir oldu aktı metin.


Zaten Mungan'ın yazdıklarına bir tecavüz yoksa kim olursa dinlerim, seyrederim...


Festivalde şimdiye dek;

Leonce ile Lena ( İki yıldız)

Hikayeci ( Sıfır yıldız)

İstanbul' da bir Dava ( Beş yıldız) yı seyredebildim.


Geyikler Lanetler' e elbette on yıldız veriyorum.


* Başlığın sebebi oyunda sıkça geçen bir sözcük, tahmin edilebileceği üzere Kasım öldü manasına geliyor...

16 Mayıs 2008 Cuma

notlar

Yazacak çok şeyim var ama vaktim yok, bu yüzden küçük notlar alıp daha sonra her birini bir konu başlığında değerlendireceğim. Böylece olup biteni unutmam veya ben ne yazacaktım yahu demem...:)

  • Kukla Festivalinde seyrettiklerim
  • Son günlerde gittiğim oyunlar
  • Y.nın hipnoz serüveni ( bunu ben de daha bilmiyorum )
  • Genç günler
  • Tiyatro festivali
  • İşokuldaki işler
  • Okulokulda neler oluyor?
  • Projeler/hayaller
  • Yaz tatili

5 Mayıs 2008 Pazartesi

moladan sonra


Üffff, ne çok olmuş yazmayalı.

23 nisan ve sonrasında küçük bir tatilim oldu, bu tatilde yazdığım minik bir oyunum sahnelendi, sonracığıma tezimde gelişmeler oldu falan ve filan...

sonra işokul tam gaz başladı tabii, yönettiğim oyun bir festivalde oynadı, ödül bile kazandık... Gerçi katılan her oyuna ödül verdiler ama bizim ödülümüz güzel...:)

Son üç gündür okulokulda sinema konferansı vardı. Uluslararası bir konferans. Böyle büyük büyük proflar felan sunum yapıyor. Geçen sene de sunumum vardı, dün de yaptım. Geçen sene derste hazırlamıştık, hoca bin kez okumuştu. Bu sene üç arkadaş arkamızda hocalar olmadan kendi başımıza ve kağıtlarımızı hocalara okutmadan sunum yaptık. Sonuç harika. Üçümüzün de sunumu pek beğenildi. Yaşasın...

Bu hafta işokulda gösteriler var, çünkü okulda openhouse var. Sonra cuma günü de oyunumu bizimkilere sergileyeceğiz.

Yarın tezimin hazırladığım kadarını üniversitede sunacağım.

Umarım o da iyi geçer.

İşte bööle.
ps: yukarıdaki kızımıza yuva arıyoruz...acilll