
Özgür mimlemiş. Hakkımda 7 ilginç şey yazacakmışım... Düşündüm epey, sevgiliye sordum, pek ilginç bir insan olmadığıma karar verdik :) Aklıma gelenleri yazayım;
1. Bayat bisküvi severim. Bisküvilerin paketlerini açar, bir kaç gün sonra yerim. Bu sevgim çocukluğumdan kalmış olmalı, eskiden bakkallarda kutuların içinde satılırdı bisküviler hatırlar mısınız? İşte onlar hep bayat olurdu ya, oradan kalmış olmalı bu sevgi. (Bu arada bu mimde mimlenenler hemen çocukluklarına dönüyorlar, ben de dahil. Bu işte bir iş var :))
2. Gözlüklü bir insanım. (çok ilginç değil mi?) he heee, yok ilginç olan şu; bir dönem -üniversite yıllarında- sokakta satılan bir model güneş gözlüğünün hemen hemen tüm renklerini almış, cam taktırmıştım. Aynı modelin değişik renklerinde bir sürü gözlüğüm olmuştu, mavi, yeşil, siyah, kahverengi, şeffaf... Gözlük de böyle kelebek gibi 60 lar model çok cici bir şeydi. Şimdi de üç gözlüğüm var, değiştire değiştire takıyorum, bir tane daha alasım var, seviyorum ne yapayım :)
3. İki şeye verilen paraya acımam. Çanta ve kitap. Deli bir çanta koleksiyonum var. Büyük bir kısmı Sezar tarafından sapları yenmek suretiyle kullanılamaz durumda ama...
4. Sezar demişken, Sezar'ın ilginç bir özelliği var onu yazayım; Sezar ip yerdi. Bildiğiniz ip. İpli şeyler de dahil, çok minikken sırt çantamın kalın halat gibi ipini yedi, ameliyat edilmek üzere bayıltılınca kustu ipi, sonracığıma bir süre sonra da lastik tokamı yedi, onu da kaka yapmak sureti ile çıkarttı. Otçul ve etçil hayvanlardan sonra ipçil bir hayvan yetiştirerek zooloji bilimine süper bir katkı sağladım. ( Sezar sonradan bu alışkanlığını bıraktı ama hala çok dikkatliyiz, yine de yumuşak bir şey bulduğunda affetmez kemirir, çanta sapı ilk sıradaki tercihidir)
5. Yeni biriyle tanışınca onu eskiden tanıdığım başka birine benzetme huyum vardır.
6. Yine çocukken TRT1 de yayınlanan buz pateni yarışmalarını izler, ayağıma naylon poşet dolayarak halının üzerinde kayardım. Buz pisti felan yoktu tabii, şimdilerde de korkudan gidemiyorum. Buzda Dans yarışmasını hayranlıkla izledim sonra, nasıl yapıyorlar koca koca adamlar, kadınlar, demek ki ben de yapabilirim diye diye :)
7. Pek çok blog sahibesinin aksine temizliği çok severim. İnatçı lekeler uzmanlık alanımdır :) Hamileliğime kadar büyükçe sayılacak evimizi ben temizledim. Süpürmek, silmek, toz almak tüm bunları yaparken evin şeklini değiştirmek gibi eğlencelerim vardı. Hamileliğimle birlikte hala devam eden bir yardımcımız var ama yine de temizlik yapmak zorunda kalıyorum sıklıkla (malum kediler felan) çok severek, içim ferahlayarak yaparım temizliği, benim için boş alan yaratır, süpürürken arınırım, bolca düşünürüm, kararlar alırım felan... Ama ütü ve yemek konusuna gelirsek, hayırrrrr diyeyim siz gerisini anlayın...
İşte böyle...
Bir mimin daha sonuna geldik... :)
Ben de;
Şendul, Sarıçizmeli, Naze, Ceviz, Demet, g.g., İlknur ve Akınpaşayı mimledim.
1. Bayat bisküvi severim. Bisküvilerin paketlerini açar, bir kaç gün sonra yerim. Bu sevgim çocukluğumdan kalmış olmalı, eskiden bakkallarda kutuların içinde satılırdı bisküviler hatırlar mısınız? İşte onlar hep bayat olurdu ya, oradan kalmış olmalı bu sevgi. (Bu arada bu mimde mimlenenler hemen çocukluklarına dönüyorlar, ben de dahil. Bu işte bir iş var :))
2. Gözlüklü bir insanım. (çok ilginç değil mi?) he heee, yok ilginç olan şu; bir dönem -üniversite yıllarında- sokakta satılan bir model güneş gözlüğünün hemen hemen tüm renklerini almış, cam taktırmıştım. Aynı modelin değişik renklerinde bir sürü gözlüğüm olmuştu, mavi, yeşil, siyah, kahverengi, şeffaf... Gözlük de böyle kelebek gibi 60 lar model çok cici bir şeydi. Şimdi de üç gözlüğüm var, değiştire değiştire takıyorum, bir tane daha alasım var, seviyorum ne yapayım :)
3. İki şeye verilen paraya acımam. Çanta ve kitap. Deli bir çanta koleksiyonum var. Büyük bir kısmı Sezar tarafından sapları yenmek suretiyle kullanılamaz durumda ama...
4. Sezar demişken, Sezar'ın ilginç bir özelliği var onu yazayım; Sezar ip yerdi. Bildiğiniz ip. İpli şeyler de dahil, çok minikken sırt çantamın kalın halat gibi ipini yedi, ameliyat edilmek üzere bayıltılınca kustu ipi, sonracığıma bir süre sonra da lastik tokamı yedi, onu da kaka yapmak sureti ile çıkarttı. Otçul ve etçil hayvanlardan sonra ipçil bir hayvan yetiştirerek zooloji bilimine süper bir katkı sağladım. ( Sezar sonradan bu alışkanlığını bıraktı ama hala çok dikkatliyiz, yine de yumuşak bir şey bulduğunda affetmez kemirir, çanta sapı ilk sıradaki tercihidir)
5. Yeni biriyle tanışınca onu eskiden tanıdığım başka birine benzetme huyum vardır.
6. Yine çocukken TRT1 de yayınlanan buz pateni yarışmalarını izler, ayağıma naylon poşet dolayarak halının üzerinde kayardım. Buz pisti felan yoktu tabii, şimdilerde de korkudan gidemiyorum. Buzda Dans yarışmasını hayranlıkla izledim sonra, nasıl yapıyorlar koca koca adamlar, kadınlar, demek ki ben de yapabilirim diye diye :)
7. Pek çok blog sahibesinin aksine temizliği çok severim. İnatçı lekeler uzmanlık alanımdır :) Hamileliğime kadar büyükçe sayılacak evimizi ben temizledim. Süpürmek, silmek, toz almak tüm bunları yaparken evin şeklini değiştirmek gibi eğlencelerim vardı. Hamileliğimle birlikte hala devam eden bir yardımcımız var ama yine de temizlik yapmak zorunda kalıyorum sıklıkla (malum kediler felan) çok severek, içim ferahlayarak yaparım temizliği, benim için boş alan yaratır, süpürürken arınırım, bolca düşünürüm, kararlar alırım felan... Ama ütü ve yemek konusuna gelirsek, hayırrrrr diyeyim siz gerisini anlayın...
İşte böyle...
Bir mimin daha sonuna geldik... :)
Ben de;
Şendul, Sarıçizmeli, Naze, Ceviz, Demet, g.g., İlknur ve Akınpaşayı mimledim.


