Bugün 41 oldum.
Vay be.
Çok uzak bir gezegenin bulunuşundan bahseder gibi 41 oldum.
40 çok iyi gelecek demişlerdi, plasebo etkisi midir bilinmez sahiden de iyi geldi bana 40. Kendimle uzlaşmaya başladığım, kabullerimin çoğaldığı, affetmelerimin sıklaştığı bir yıl oldu.
gel bakalım...
Yeni yılda, yeni yaşımda, yeni olan her şeyde plan yapmaya, program yapmaya bayılırım. Hedeflerimi daha "öz" tutarak;
*daha çok yazacağım bi' yaş diliyorum kendime.
27 Şubat 2019 Çarşamba
22 Mart 2017 Çarşamba
Ada'm 8 oluyor...
Ada 8 olacak pek yakında.
düşündükçe inanamıyorum. Bu aralar bebeklik fotoğraflarına daha çok bakıyorum, zira benim oğlum o bebek miydi? ben oradaki kadın mıydım hatırlamıyorum artık...
Bellek acaip bir şey, bazen bir koku beni yıllar öncesine götürebiliyor, bazen de hafızamı deşsem de hatırlamıyorum...
Çok büyüdü tonti. Okulun satranç takımında, okulda eskrime başladı, bateriye ara verdi, haftasonları baskete yazıldı, ingilizce konuşabiliyor, sunum yapabiliyor artık... Sanırım ben 8 yaşındayken sadece okula gidebiliyordum :)
O'nu her gün giderek artan bir sevgi ile seviyorum. İçime sığmıyor bazen sevgisi...
8 yaş...
vay be...
düşündükçe inanamıyorum. Bu aralar bebeklik fotoğraflarına daha çok bakıyorum, zira benim oğlum o bebek miydi? ben oradaki kadın mıydım hatırlamıyorum artık...
Bellek acaip bir şey, bazen bir koku beni yıllar öncesine götürebiliyor, bazen de hafızamı deşsem de hatırlamıyorum...
Çok büyüdü tonti. Okulun satranç takımında, okulda eskrime başladı, bateriye ara verdi, haftasonları baskete yazıldı, ingilizce konuşabiliyor, sunum yapabiliyor artık... Sanırım ben 8 yaşındayken sadece okula gidebiliyordum :)
O'nu her gün giderek artan bir sevgi ile seviyorum. İçime sığmıyor bazen sevgisi...
8 yaş...
vay be...
5 Eylül 2016 Pazartesi
Ada'm 2. sınıf
Bugüne bugün artık 2. sınıf bir oğlum var.
Bugün okula yırtık şort, uzun saçla giderek asi bi' delikanlı olduğunu kanıtladı :)
Bu yılın daha rahat, daha az ödevsiz geçmesini diliyorum.
Okulda çok eğlensin, mutlu olsun.
Anne olarak "ohh okul açıldı" öğretmen olarak "öfff okul açıldı" ikilemindeyim.
Ben de okulda çok eğlenen biri olarak başlayan her şey biter diyorum.
ben bu yılın ilk dersine gireyim.
iyi bi yıla o zaman...
Bugün okula yırtık şort, uzun saçla giderek asi bi' delikanlı olduğunu kanıtladı :)
Bu yılın daha rahat, daha az ödevsiz geçmesini diliyorum.
Okulda çok eğlensin, mutlu olsun.
Anne olarak "ohh okul açıldı" öğretmen olarak "öfff okul açıldı" ikilemindeyim.
Ben de okulda çok eğlenen biri olarak başlayan her şey biter diyorum.
ben bu yılın ilk dersine gireyim.
iyi bi yıla o zaman...
28 Mart 2016 Pazartesi
14 Mart 2016 Pazartesi
biçimsiz
Çok biçimsiz bir hayat yaşıyoruz.
Olan biteni insan aklı alabilemiyor.
Bu ülkeden de çok fena gidesim var.
Uzaylılar gelse, merhaba uzaylı kimse dost değil burada gidin derim, yer varsa Ada'yla beni de alsalar ne iyi...
Hiç umudun kalmadığı yere ne denir?
Olan biteni insan aklı alabilemiyor.
Bu ülkeden de çok fena gidesim var.
Uzaylılar gelse, merhaba uzaylı kimse dost değil burada gidin derim, yer varsa Ada'yla beni de alsalar ne iyi...
Hiç umudun kalmadığı yere ne denir?
13 Ekim 2015 Salı
bugünler...
Bugünler biraz karanlık...
Yaşamaktan utanç duyduğumuz bir ülke burası.
Neşeden kaçındığımız.
Daha çok okuyor daha çok düşünüyor buluyorum kendimi.
Ada'mı nasıl bir geleceğin beklediğinden habersizim.
Öğrencilerime daha sıkı sarılıyorum,
Daha çok öğretiyorum onlara.
Elimden bu kadarı geliyor çünkü.
Nasıl olsa unutmaya yazgılıyız,
ama derin bir yara kalıyor, yağmurlu havada ağrıyan diz gibi...
bi' iz...
Ada mutlu bugünlerde,
dilinden düşürmüyor "anne seni çok seviyorum" u.
senden enerji alıyorum anneciğim dedi.
daha çok sarılıyorum, daha çok öpüyorum, daha çok seviyorum onu.
Yaşamaktan utanç duyduğumuz bir ülke burası.
Neşeden kaçındığımız.
Daha çok okuyor daha çok düşünüyor buluyorum kendimi.
Ada'mı nasıl bir geleceğin beklediğinden habersizim.
Öğrencilerime daha sıkı sarılıyorum,
Daha çok öğretiyorum onlara.
Elimden bu kadarı geliyor çünkü.
Nasıl olsa unutmaya yazgılıyız,
ama derin bir yara kalıyor, yağmurlu havada ağrıyan diz gibi...
bi' iz...
Ada mutlu bugünlerde,
dilinden düşürmüyor "anne seni çok seviyorum" u.
senden enerji alıyorum anneciğim dedi.
daha çok sarılıyorum, daha çok öpüyorum, daha çok seviyorum onu.
24 Haziran 2015 Çarşamba
Ada 1 oluyor.
İnanamıyorum ama Ada resmen 1. sınıfa geçti.
Bu yıl Hazırlık sınıfını tamamladı ve 31 Ağustos günü 1. sınıfa başlayacak.
Hala inanamıyorum.
Bu yıl Ada benimle aynı okula geldi.
Ben öğretmendim, o öğrenci.
Aynı servise binip ayrı binalara girdik.
Ada'mın şansına hazırlık seviyesinin en iyi anlaştığım insanı, boncuk arkadaşım öğretmeni oldu. Kendisi kadar kuduruk öğretmeni ile çok iyi anlaştılar. Seviye danışmanımız da melek gibiydi, çok yardımcı oldu bize.
Ada ilk zamanlar suskundu. Derslerin %80'i İngilizce yapılıyordu ve Ada biraz sünger çocuklardan. Sonra bir açıldı pir açıldı. Sınıfını ve dersine giren üç sınıf öğretmenini de çok sevdi. Kafkas dansına başladı ve çok mutlu oldu. Yüzme/Resim/Müzik/Satranç öğretmenleriyle çok iyi anlaştı, çok sevdi. Kısaca; okulu sevdi. Ama bu cümleden bayıldığı hadi okula gidelim yaşasın dediği de çıkartılmasın :) Hiç huysuzluk yapmadı, itiraz etmedi. İlk dönem anne-baba ayrılığı ile ilgili küçük sıkıntıları oldu. Onu da aştık çok şükür.
İlk zamanlar beni okulun çeşitli yerlerinde görünce "anneeee" diye koşar gelir mi filan diye azıcık endişe ettim. Diğer arkadaşlarının anneleri yok yanlarında sonuçta ama hiç bakmadı bile suratıma. Sınıf arkadaşlarının Ada'nın anneeesiiii, Filiz Öğretmennnnnimizzzz diyerek koşup gelip sevgi gösterileri yapmalarına bile aldırış etmedi. Bir keresinde;
- Ada'cığım, zaman zaman sınıfınızın oraya gelebilirim. Okul benim işim biliyorsun.
- İş mi?
- Evet bir iş. Çalışıp para kazanıyorum ben orada.
-Okula geldiğin için para mı veriyorlar sana?
-Evet???
-Bize niye vermiyorlar?
-!!!!!????? (çocuk haklı bence)
gibi bir diyalog bile geçti aramızda...
Kalem tutmayı, resim yapmayı bilmeyen/sevmeyen oğlum harika (bana göre tabe) resim yapmaya en önemlisi resmi sevmeye başladı. Bir evvelki okulunda azıcık da olsa İngilizce dersi gören oğlum şakır şakır İngilizce konuşmaya başladı (hazırlık sınıfı ölçütünde tabe) yüzmekten korkan oğlum havuzu sever oldu, yemek konusunda direnç gösteren oğlum tabağındaki her şeyi bitirmeye başladı (sadece okulda ama) serviste kendinden büyüklerle konuşmaya çekinen oğlum herkesle ahbap oldu. Örnekler çok... Büyüdü. Kocaman bir yüreği vardı zaten. Sadece çekinirdi yabancılardan, kendini açamazdı. Şimdi kocaman yürekli ve daha iyi iletişim kuran bi minnok oldu.
Seneye 1. sınıf!
Okuma-Yazma-El yazısı-daha ciddi matematik gibi şeyler bekliyor bizi.
Hem oyyy nasıl olacak yawww diye düşünüyorum hem de olur yafff diye kendime gaz veriyorum.
Bu gazın bir nedeni de benim ödev/öğrenme gibi konulardaki sabırsızlığım.
Kendime de bu yaz bi ödev verdim.
Daha sabırlı bi insan olmaya gayret edicimmm.
Olabilir miyim bilmiyorum ama gayret edicim yavrum.
F.
22 Haziran 2015 Pazartesi
Baba'lık
Anneler Günü'nden sonraki yazım Babalar Günü'ne denk geldi.
Aslında ben böyle günleri pek sevemedim. Bazen yapılan paylaşımlara bakıp "bööğ" diyesim bile geliyor. Neyse, Babalar Günü biraz daha az sevilen bi gün sanırım bu da Türk toplumunun Baba-Evlat ilişkisindeki sınırlarından kaynaklı.
Babalar daha az sevdiğini gösterirdi ya hani, ondan sebep.
Çok şükür yeni babalar sevdiğini de sevmediğini de açık ediyor.
Baba olarak ilk tanıdığım insan elbette kendi babam. Mayhoşlu bir insandır kendisi. Zordur. Çeşitli huyları zorlukları vardır. Yediği içtiği giydiği vs. (Allah aşkına babam pastacı idi. Sabah 3'te işe yani pastaneye takım elbise hatta cebinde mendille kim gider?) Tanıdığım en saygılı insandır. Sofra adabına, davranışlarına dikkat eder. Ağır abidir. Şahane insandır. Komiklikler yapar bazen. Keyifliyse çok tatlı bir arkadaştır. Çok yakışıklıdır (Kadir İnanır'a çok benzer, gençliğinde de Yeşilçam'dan film teklifi almış bir adamdan bahsediyorum. Genlerim babadan yaneee)
Ben babamla aramı evlendikten sonra düzelttim. İlk gençliğin çatışmalarını bitirdik. Babamı daha çok sever oldum, o da bana sevdiğini daha çok gösterir oldu. Küçük bir kız gibi kucağına atlarım kimi kez, dizine yatarım, gıdıklarım...
Canım babam, sen benim için "sen" olduğun için çok kıymetlisin.
İyi ki babamsın.
İkinci baba da eski eşim. Ada'nın babası şahane bir babadır. Ada'ma o baktı. Ben çalıştım o evde oğluna baktı. Ada babasını çok seviyor. Çok anlaşıyor ve kuduruyorlar. Ayrılsak da her daim Ada için biriz biz. Senin de babalar günün kutlu olsun S. Hala okuyorsan blogu...
Ada babasını çok seviyor.
Ben babamı çok seviyorum.
Yaşasın kendi gibi olan, evladını seven babalar.
Diğerlerine diyecek lafım yok.
F.
9 Mayıs 2015 Cumartesi
anne'lik...
ben kendimi çok seviyorum.
ben kendimi çok eleştiriyorum.
"iyi anne" olmaya çalışmayı bıraktım artık.
sadece "anne" olmayı da.
bu aşamaya gelmem de kolay olmadı.
ben sadece Ada'nın annesiyim. olduğum kadarıyla, şimdiyle, geçmişle...
onu çok seviyorum,
bildiğim ve emin olduğum tek şey de bu.
ömrüm boyunca çok seveceğim onu.
onun da beni seveceğini biliyorum...
ben kendimi çok eleştiriyorum.
"iyi anne" olmaya çalışmayı bıraktım artık.
sadece "anne" olmayı da.
bu aşamaya gelmem de kolay olmadı.
ben sadece Ada'nın annesiyim. olduğum kadarıyla, şimdiyle, geçmişle...
onu çok seviyorum,
bildiğim ve emin olduğum tek şey de bu.
ömrüm boyunca çok seveceğim onu.
onun da beni seveceğini biliyorum...
27 Mart 2015 Cuma
Ada 6 oldu
6 yıl evvel bu saatlerde gözlerimi açmış ve "iyi mi" diye sormuştum. Vaktinden epey önce gelen oğlum için... Meğer anneliğin en önemli cümlesiymiş bu, çocukların her daim iyi olması için çabalamak...
Ada öyle çabuk büyüdü ki, bir büyü sanki. Kucağıma verdikleri an nasıl hüngür hüngür ağladıysam bu sabah onun babasının hazırladığı sürprize bakışına da aynı duygularla ağladım.
Büyüyorsun oğlum, bedeninle aklınla duygularınla. Duygusal, yumuşacık, bazen çekingen bazen deli dolu. Bana sorduğun sorularla da beni büyütüyorsun.
Seni çok seviyorum.
Seni çok seviyoruz.
Annen, baban, Mia, Sezar, Oti, Ninja, yeşil bobo, sınıf arkadaşların, kankilerin, büyük balinan, minecraft, starwars, galaksidekiler, güneşteki patlamalar, cicin, bannen, çidan, anneannen, deden ve mamut. hepimiz seni çok seviyoruz.
İyi ki doğdun.
Ada öyle çabuk büyüdü ki, bir büyü sanki. Kucağıma verdikleri an nasıl hüngür hüngür ağladıysam bu sabah onun babasının hazırladığı sürprize bakışına da aynı duygularla ağladım.
Büyüyorsun oğlum, bedeninle aklınla duygularınla. Duygusal, yumuşacık, bazen çekingen bazen deli dolu. Bana sorduğun sorularla da beni büyütüyorsun.
Seni çok seviyorum.
Seni çok seviyoruz.
Annen, baban, Mia, Sezar, Oti, Ninja, yeşil bobo, sınıf arkadaşların, kankilerin, büyük balinan, minecraft, starwars, galaksidekiler, güneşteki patlamalar, cicin, bannen, çidan, anneannen, deden ve mamut. hepimiz seni çok seviyoruz.
İyi ki doğdun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)