25 Ağustos 2008 Pazartesi

ayakkabı meselesi

cumartesi günü işokuldan çok sevdiğim bir bölüm başkanının oğlunun nikahı vardı. Küçükyalı evlendirme dairesinde... ( Çok şık bir yer tavsiye ederim ) Beyazlı kahverengili elbisemi giyince uzun yıllardır ( 7 yıl ) giymediğim gelin ayakkabılarım geldi aklıma, giydim. Giyerken de ayağımı biraz sıkmasına aldırış etmedim. Dolmuş durağında E. ile buluştuğumuzda ayakkabımın birbirine geçen beyaz deri iplerinden birinin koptuğunu fark ettim. Diğer ayağın ipini de koparttım. :) Dolmuş ilerler ve E. ile C.'in haftaya yapılacak nişanlarından bahsederken sağ ayakkabımın bir ipi daha koptu, güldüm ve diğer eşinkini de koparttım. O kadar çok ip vardı ki fark bile edilmiyordu. Bostancı'da indiğimizde ayakkabının bütün ipleri kopmuştu kendiliğinden. Artık sol ayakkabımın iplerini koparamıyordum çünkü sağ tarafta ayağımı kabı ile buluşturan tek şey ince bir lastikti. Önce yavaş adımlarla ( bu sıcakta ) istasyona kadar yürüyüp bir ayakkabı tamircisi bulduk, ancak adam ayakkabıma bakıp - ne oldu buna? diye sorunca ayakkabının çürüdüğü anlaşıldı -Atın bunları adam olmazlar cümlesinden sonra E. ile ilk bulduğumuz ayakkabıcıdan hoş ve ucuz bir ayakkabı aldık.
Sonuç: Nikah çok güzeldi, çıkışta E. e nişan elbisesi aldık :)

1 yorum:

Demet dedi ki...

hahahaha ayy canim yaa ne güldüm ilahi, gözümde canlandiriyorum ayakkabinin ipleri koparma sürecini :)))

Neler demişim...