29 Ekim 2008 Çarşamba

Çok yakında yeni havadisler,bomba haberler ve düzenli bilgi ile yazılarıma geri dönüyorum.
Bugünü de bloguma not düşeyim;
...açık, aydınlık bir gün.
...bayram.
...her şey çok güzel...

İyi bayramlar...

:)

19 Ekim 2008 Pazar

işte...

Karmançorman...
  • Bloguma yazı yazmak şöyle dursun, evde bilgisayarı dahi açmıyorum. İşokulda sevdiğim birkaç blog okuyorum o kadar... Yeter.:)
  • Eve gelir gelmez uyumak veya en kötüsü üçlü koltuğa uzanmak ve kalkmamak istiyorum. Tembellik diz boyu.
  • Facebook ve msn'e girmeyeli hani oluyor. Telefonumdan da hatırlatıcıları sildiğimden sevdiğim insanların doğum günleri gelmiş, geçmiş...:(
  • Geçen akşam işokuldan kızlarla toplandık, saat 23.00 civarında uyuklamaya ve beraber geldiğimiz E.i dürtmeye başladım; Hadi gidelim diye...:)
  • Meyve manyağı oldum sigarayı bırakınca, dün eriğe sardım, bugün de nar...
  • Altın Portakal'da kim ödül alacak acaba? Merak içindeyim...
  • Şimdilik budur...

6 Ekim 2008 Pazartesi

bayram

Bir bayram daha bitti.
Biten bayram mıydı, tatil miydi?
Bu bayramda da yine her seferinde olanlar oldu. Trafik kazalarında bir sürü insan öldü veya yaralandı. Yola çıkarken veya sevdiğim biri yolculuktayken kalbim ağzımdadır. Varınca bir çaldır derim.Burada yazmak istemediğim bir sürü olumsuz şey oldu bu bayramda hem dünyada hem de ülkemizde...
Pek şeker gibi geçmedi yani bu bayram...

1 Ekim 2008 Çarşamba

eksik yazı/bu aralar

  • O. Pamuk ve Masumiyet Müzesi beni nedendir bilmem fena halde hayalkırıklığına uğrattı. İçim sıkıldı okurken... Benim Adım Kırmızı ve Kar'ı okurken bitmesin istemiş, bir daha yazılamaz böyle bir şey demiştim... M.Müzesi'nin neredeyse sonuna gelmiş bulunmaktayım, salon köşesinde beni bekliyor okuyayım diye ama nafile... Biraz evvel acıyıp elime aldım ama sıkıldım yine bıraktım... Bayram tatilinde bitse bari...
  • Millet yine bayram tatilinde bir sürü yere gitti. Ben-biz yine bir yere gidemedik, gitmedik... İster miydim? Bilemedim şimdi...
  • Canım arkadaşım D. Almanya'ya geri döndü:( D. postam ulaşmış mı sana?
  • Sigarayı bıraktım... :) Ama hayatımın tüm tadı ve tuzu da kaçtı :(
  • Saçlarımı azıcık kestirdim bir de kahkül kestirdim...:) cici oldum...
  • Annem köye anneanneme bayram ziyaretine gitti. Ne güzellll
  • Bayramın ilk günü amcamlara gittik, el öptük.
  • Bayramın ilk günü annem,babam,ben,kocam ve cadı kardeşim gürültülü ve güzel bir kahvaltı ettik. Bugün (ikinci gün) de M.anne'ye akşam yemeğine gideceğiz.
  • Anneme güzel ve teknolojik bir telefon aldım. Böylece dakka başı kesilen telefonundan kurtuldu.
  • İşe başlamaya 5 gün var :)
  • Bu yazı eksik... Sonra...

29 Eylül 2008 Pazartesi

yaza yazı

Yazmayalı çok olmuş... Yazacak pek çok şey birikti aslında. İşokula biraz kaptırdım kendimi, ev-iş arası mekik dokumaktan pek bir şey yazamadım...
Ama...
Bir ara arkadaşkardeşim Z. ve gerçek kardeşim Y. ile üç günlüğüne adaya bile kaçtık... Serin sularda yüzüp, güzel yemekler yedik. Hava son gün bozsa da günlerimiz şahane geçti...
Şehrimizde; okullar açıldı, hırkalar meydana çıktı, karpuz mevsimi geçti, kediler üşüdü, yağmurlar başladı, bayram sonbaharla birlikte geldi, bu yazıyı okuyanın kafasına gökten üç elma düştü...
şimdilik bu kadar.
çav :)

25 Ağustos 2008 Pazartesi

sezar

Sezar tekrar yalanmaya başladı!!!
İdrar yolu hastalığı zamazingosu tekrar edecek diye çok üzülüyorum!!!

ayakkabı meselesi

cumartesi günü işokuldan çok sevdiğim bir bölüm başkanının oğlunun nikahı vardı. Küçükyalı evlendirme dairesinde... ( Çok şık bir yer tavsiye ederim ) Beyazlı kahverengili elbisemi giyince uzun yıllardır ( 7 yıl ) giymediğim gelin ayakkabılarım geldi aklıma, giydim. Giyerken de ayağımı biraz sıkmasına aldırış etmedim. Dolmuş durağında E. ile buluştuğumuzda ayakkabımın birbirine geçen beyaz deri iplerinden birinin koptuğunu fark ettim. Diğer ayağın ipini de koparttım. :) Dolmuş ilerler ve E. ile C.'in haftaya yapılacak nişanlarından bahsederken sağ ayakkabımın bir ipi daha koptu, güldüm ve diğer eşinkini de koparttım. O kadar çok ip vardı ki fark bile edilmiyordu. Bostancı'da indiğimizde ayakkabının bütün ipleri kopmuştu kendiliğinden. Artık sol ayakkabımın iplerini koparamıyordum çünkü sağ tarafta ayağımı kabı ile buluşturan tek şey ince bir lastikti. Önce yavaş adımlarla ( bu sıcakta ) istasyona kadar yürüyüp bir ayakkabı tamircisi bulduk, ancak adam ayakkabıma bakıp - ne oldu buna? diye sorunca ayakkabının çürüdüğü anlaşıldı -Atın bunları adam olmazlar cümlesinden sonra E. ile ilk bulduğumuz ayakkabıcıdan hoş ve ucuz bir ayakkabı aldık.
Sonuç: Nikah çok güzeldi, çıkışta E. e nişan elbisesi aldık :)

20 Ağustos 2008 Çarşamba

tez

Şu benim yılan hikayesine dönen tez yazma işimin Şubat'a kaldığını biliyor muydunuzzzzz?

kendime notlar

KENDİME NOTLAR 1

  • İşokul başlıyor diye yeni aldığım ayakkabıyı ayakkabıcıya gidip takatukalatmam lazım:)
  • Bugün itibari ile kahve ile ilişkimi kestim. Zaten çok az içiyordum ama, dişlerimi temizletirken hissettiklerimi yeniden yaşamak istemiyorum.
  • Aynı şeyi sigara üzerinde de denesem hiç fena olmayacak!
  • Benzinci de panik olmamalıyım.:) Benzincinin dudak kenarlarına yayılmış o alaycı gülümsemeyi görmesem daha iyi!
  • Günlüğümü (gerçek olan) tutmayalı hani oldu. Acilen başlamalıyım.
  • Düzenli olarak Othello'yu taramak gerek, iki gün önce temizlenmiş eve hiç benzemiyor evin hali!
  • Temizlikten bahsetmişken, aybaşından itibaren kendi kendime temizlik yapmaya çalışmayı bırakmalıyım. Çünkü ben veya biz (S.un bu konudaki yardımları azımsanamaz) her şeyi her köşeyi temizlemeyi beceremiyoruz. Tasarruf etmeliyim.
  • Tasarrufu sadece temizlik için değil herşey için yapmalıyım.
  • Ada'dan gelmiş üzümleri yemeliyiz yoksa çürüyecekler:(
  • İşokuldaki kızlarla acilen toplanmalı ve eğlenilmeli:)
  • S. ile Taksim'de buluşulmalı.
  • D.lere gidilmeli, giderken şarap götürülmeli.
  • Acilen oyun yazmaya başlanılmalı. Hatta bu akşam!
  • Okunacaklar listesi gözden geçirilmeli ve tezimle ilgili akademik kitaplara öncelik verilmeli.
  • Ada'dan A. ya fotoğrafları mail atılmalı. O da bu akşam olmalı...

işe başlamak hakkında

İşokulda üçüncü günüm.
Okul pek kalabalık değil, sadece yeni gelenler var, eğitimleri tamamlanıyor. Ahali bu akşamüstü toplantıya gelecek. Bir kaç saat sonra yaklaşık iki aydır görmediğim bir sürü güzel insanla sarılacak, tatil anılarından bahsedeceğiz...
Bu üç günü odamda bilgisayarımın başında geçirdim. Biraz blog okudum, biraz araştırma yaptım:) Keyifliydi yani. Bu öğlen yemeğinde bir arkadaşım " İşe dönmek ne fena değil mi?" diye sorunca fark ettim ki, ilk kez işe başlama durumunu hasarsız kapatıyorum. Her yıl gün sayar, tatilimin bitmesine şu kadar gün kaldı diye hayıflanırdım. Şimdi işe gelmek o kadar da zor gelmiyor.
Bu üç günü okulun güzel yaz tabağı yemeği ile geçirdim. İçinde salatalık, karpuz veya üzüm, peynir ve yeşilliklerin olduğu güzel tabak... Tatlı ve kızartmalara pirim vermedim. Bu durumdan özellikle bahsediyorum ki, kararlı olduğum okulyemeğiyememe politikamda başarılı olayım. Aylar sonra okuduğumda kararımdan ve verdiğim kilolardan dolayı kendimi takdir edeyim:)
Aslında diyet yapıyorum felan demiyorum, sadece dikkatli ve özenli yemek yemeğe çalışacağım.
Bir sürü yeni blog keşfettim ve pek çoğunu okudum. Harikalar. Daha sonra bazı linkler önereceğimdir.
Bu okul yılının neşeli ve sağlıklı geçmesini temenni ediyorum.
Hadi bakalım.