ben kendimi çok seviyorum.
ben kendimi çok eleştiriyorum.
"iyi anne" olmaya çalışmayı bıraktım artık.
sadece "anne" olmayı da.
bu aşamaya gelmem de kolay olmadı.
ben sadece Ada'nın annesiyim. olduğum kadarıyla, şimdiyle, geçmişle...
onu çok seviyorum,
bildiğim ve emin olduğum tek şey de bu.
ömrüm boyunca çok seveceğim onu.
onun da beni seveceğini biliyorum...
9 Mayıs 2015 Cumartesi
27 Mart 2015 Cuma
Ada 6 oldu
6 yıl evvel bu saatlerde gözlerimi açmış ve "iyi mi" diye sormuştum. Vaktinden epey önce gelen oğlum için... Meğer anneliğin en önemli cümlesiymiş bu, çocukların her daim iyi olması için çabalamak...
Ada öyle çabuk büyüdü ki, bir büyü sanki. Kucağıma verdikleri an nasıl hüngür hüngür ağladıysam bu sabah onun babasının hazırladığı sürprize bakışına da aynı duygularla ağladım.
Büyüyorsun oğlum, bedeninle aklınla duygularınla. Duygusal, yumuşacık, bazen çekingen bazen deli dolu. Bana sorduğun sorularla da beni büyütüyorsun.
Seni çok seviyorum.
Seni çok seviyoruz.
Annen, baban, Mia, Sezar, Oti, Ninja, yeşil bobo, sınıf arkadaşların, kankilerin, büyük balinan, minecraft, starwars, galaksidekiler, güneşteki patlamalar, cicin, bannen, çidan, anneannen, deden ve mamut. hepimiz seni çok seviyoruz.
İyi ki doğdun.
Ada öyle çabuk büyüdü ki, bir büyü sanki. Kucağıma verdikleri an nasıl hüngür hüngür ağladıysam bu sabah onun babasının hazırladığı sürprize bakışına da aynı duygularla ağladım.
Büyüyorsun oğlum, bedeninle aklınla duygularınla. Duygusal, yumuşacık, bazen çekingen bazen deli dolu. Bana sorduğun sorularla da beni büyütüyorsun.
Seni çok seviyorum.
Seni çok seviyoruz.
Annen, baban, Mia, Sezar, Oti, Ninja, yeşil bobo, sınıf arkadaşların, kankilerin, büyük balinan, minecraft, starwars, galaksidekiler, güneşteki patlamalar, cicin, bannen, çidan, anneannen, deden ve mamut. hepimiz seni çok seviyoruz.
İyi ki doğdun.
5 Ocak 2015 Pazartesi
tarihe not
6 yaşına 2 ay kala Ada'm nasıl neler yapıyor? yazalım/unutmayalım...
Ada bu yıl benimle aynı okula başladı. Okulda hem veli hem de öğretmen oldum. Eski okulunu çok seven Ada'yı yaz boyu "büyük okula" gideceği konusunda uyardık. Yeni okuluna sancısız alıştı, ara ara bu okul çok sıkıcı hep ders var dese de öğretmenlerini ve okulunu seviyor. Şu anda Hazırlık sınıfında. Seneye 1. sınıf olacağına inanasım gelmiyor. Ne çabuk geçti vakit. Okulda Kafkaf dansını seçti Ada. Zıplamak hoplamak tam da ona göre. Okulunda yoğun bir İngilizce programı var. Beni biraz endişelendirmişti en başta. Bir evvelki okulunda daha az ders saati ile İngilizce görmüştü. Buradaysa neredeyse tüm dersler İngilizce. Yemek sırasında bile İngilizce öğretmenleri ile birlikteler. İlk ay "susarak" karşılık verse de yavaş yavaş açıldı. Ada'nın da benim gibi bir güven sıkıntısı var. İyi olmadığı şeylerde cesur değil. İyi olana dek bekliyor. Şimdi şakır şakır konuşmaya başladı. Hele bir Nööö deyişi var çok komik. Hala oyuncak seviyor. Deli gibi seviyor, hiç isteği bitmiyor. Star Wars manyağı. Lego'cu. Büyüyünce ev temizlikçisi olmaya karar verdi. Ödevler konusunda elbette isteksiz ve tembel. Dikkat konusunda da ek bir ödev kitabımız var. Ödev konusunda aşırı titiz ve gıcık anne profili çiziyorum ama seneye 1. sınıf ve okuma yazma bizim çocukluğumuzdaki gibi değil beybisi... Seneye evde bir sinir harbi çıkacak gibi. Babasını özlemeleri/ağlamaları azaldı gibi.... Daha toparlanmış gözüküyor. İri gözleri halen dolu dolu olsa da kimi zaman, alıştı/alışacak. Yüreğim daha katı benim de. Yara kabuk bağlıyor. Neyse, en çok Yiğit ve Efe ile vakit geçirmeyi özlüyor. Okulda yaramaz tayfada. Ara ara müdür yardımcısının odasına bile gidiyor. Dersi komiklik yapıp bozuyorlarmış! Ada komik bir çocuk bu arada. Espri yapabiliyor, kendisi ile dalga geçebiliyor. Bazen ayakkabılarıyla bile konuşuyor. Hala az yemek yiyor. Sıska'cık. Boyu uzun, seneye basketbola gelsin dedi okulun basket koçu. Koçum benim... Piyano dersine başlatmak istiyorum. Ada bir enstrüman çalsın dileğim, o da isterse elbette. Kendisi piyano ve flüt çalabildiğini iddia ediyor :) Günlerimiz; okul+oyun+ev+uyku formülünde. Bu sene hiç tiyatroya gidemedik misal :( En sevdiği şarkı bugünlerde ankaranın bağları. Nasıl ve nerede duydu bilmiyorum ama hem söylüyor hem de ellerini şaklata şaklata oynuyor. Bebekliğimden beri biliyorum bu şarkıyı ben dedi en son. Şarkıyı bilmesine hayret edişime hayretle baka kalarak :) Her gün yeni bir şey öğreniyor, büyüyor. Onunla ben de büyüyorum. Şükürler olsun.
Yeni yıl
Yeni yıl, yeni umutlar demek. Aslında yeni umutlar için de 1 Ocak gününü beklemeye gerek yok. Umut dediğiniz her yerde. Yine de bir takvim hesabı istiyor gönül. Ben bu yıla pek umutlu girdim. 2014 gerçekten berbat bir yıldı. Bitmesi sevindirici. Sanki 2014 içine güzel bir şey alamayacak kadar katrana bulanmıştı. Bu sebeple 2015 pek değerli.
Yeni yıla ailemle yemek yiyerek başladık. Gece eve döndük, Ada'm takside sızdı zaten. Uyanıp bir ara bu gece seninle yatabilir miyim dedi. Bir kadeh kırmızı, radyo ve güzel dileklerle başladı benim de gecem. 00.00'da oğlumun yanındaydım. Sarılıp ona binbeşyüz öpücük verdim. Yeni yıla nasıl girersek öyle geçer ya hani, oğlumun yumuşak yanağından bolca öpücük alacağım belli ki.
Biraz whatsapp, biraz internet ve uyku...
2015 Balık burcunun yılı olacak-mış.
Hadi inşallah diyorum.
bu yıl daha üretken, daha verimli, daha enerjik ve daha bereketli geçecek.
eminim.
16 Aralık 2014 Salı
yeni yıl temizliği
Temizliği çok severim. Temizlik yapmak bir miktar kirlenmeyi de kabul etmek anlamına geliyor ama. 2014 zor bir yıl oldu. Dün akşam oturdum, telefon listemden başlayarak tüm sosyal ağlarımda bir temizlik yaptım. Aramasını istemediğim, aramak istemediğim, hayatımda lüzumsuzca yer tutan herkesi sildim.
Saçma gelebilir ama öyle rahatlatıcı ki.
Yeni yıla yeni bir Filiz olarak girmek istiyorum.
Oh be.
Yaşasın temizlik.
Ve elbette olmazsa olmaz yeni yıl kararlarım var.
Daha çok'la başlıyor hepsi.
Daha çok yazmak,
Daha çok oyun oynamak,
Daha çok spor/yoga/yüzme
Daha çok okuma
Daha çok tiyatro
24 Kasım 2014 Pazartesi
insanlar/saçmalamalar
İnsanlar çok değişik.
türlü türlü.
ve ben genelde aynıyım.
şimdi görüyorum.
kabuğumdan çıktım,
kırıldım,
insanlar çok acımasız.
ve kimse benim gibi değil.
ben gibi sandığım herkes bendeki benin bir yansıması sadece.
görmek istediğim gibi görüyorum.
gözlüklerimin bana biçtiği numara kadar.
1.75 görüyorum insanları.
18 Kasım 2014 Salı
ne harika dizeler
Kırmızı Bir Kuştur Soluğum
Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lâzım
C. Süreya
Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lâzım
C. Süreya
balon
ne zaman bir balon görsem mutlu oluyorum.
ne zaman bir baloncu görsem -bana şans getirdiğine- inanıyorum.
size saçma mı geldi?
olsun, bana gelmedi :)
*gözümün önünde dursun bu balonlu çocuk bana şans getirsin.
17 Kasım 2014 Pazartesi
ağlama değmez hayat şu gözyaşlarına
Şu anda burnumu çekerek, gözyaşlarımı silerek bu yazıyı yazıyorum.
Hamile kalmaya karar verdiğimde ilk karşıma çıkan blog babaolmak'tı. Eski kocamla akşam eğlencemiz bu blogu okumak olmuştu.
Sonra başka bloglar, arkadaşlıklar vs. ama babaolmak hep bi özel kaldı benim için.
Ada geldi, büyüdü, ben blog yazmaktan vazgeçtim instagram icad oldu :)
Sonra hayatta büyük bi şey oldu; boşandım.
içime kapandım, dışarılarıma taştım. sonra duruldum.
Uuzun bir aradan sonra babaolmak'ı okudum. Yeni bir bebeği olmuş, ikinci kez baba olmuş. Hayretle, sevinçle, özenle okudum. Çok mutlu olsunlar.
Neden ağlıyorum biliyor musunuz?
Ben bilmiyorum.
Bilen varsa söylesin lütfen...
Hamile kalmaya karar verdiğimde ilk karşıma çıkan blog babaolmak'tı. Eski kocamla akşam eğlencemiz bu blogu okumak olmuştu.
Sonra başka bloglar, arkadaşlıklar vs. ama babaolmak hep bi özel kaldı benim için.
Ada geldi, büyüdü, ben blog yazmaktan vazgeçtim instagram icad oldu :)
Sonra hayatta büyük bi şey oldu; boşandım.
içime kapandım, dışarılarıma taştım. sonra duruldum.
Uuzun bir aradan sonra babaolmak'ı okudum. Yeni bir bebeği olmuş, ikinci kez baba olmuş. Hayretle, sevinçle, özenle okudum. Çok mutlu olsunlar.
Neden ağlıyorum biliyor musunuz?
Ben bilmiyorum.
Bilen varsa söylesin lütfen...
25 Ağustos 2014 Pazartesi
Bekar bir anne olmak
Sanırım boşanmanın en acı veren yönü çocuk. Pek çok evli çift çocuğu nedeniyle bir arada. Evet bu bir gerçek. Sanırım Ada'ya yaşattığımız bu sarsıcı olay nedeniyle ne kendimi ne de eski kocamı affetmeyeceğim. Aslında Ada başlarda pek anlamadı. Okulu nedeniyle eski eş her sabah eve geldi bu nedenle de Ada yumuşak bir geçiş yaptı. Patladığı, ağladığı, birlikte ağladığımız zamanlar olmadı mı? çok!!! Hatta bir kaç saat önce yine karşılıklı ağladık. Ben kaya insanlardan değilim. Gözler sulanmaya müsait yapıda. Acıyı da sevinci de ortak eylemeye çalışıyorum. Çalışmıyorum, kendiliğimden öyle gelişiyor.
Aile danışmanından destek aldık. Her ay pedagoga da gidiyoruz. Pedagog Ada'nın gelişimini normal buluyor. Sıkıntılı bir durum yok şükür, sadece koruma amaçlı. Evet koruma! Eskiden hiç düşünmediğiniz küçük detaylar bir anda önem kazanıyor. Evden ayrılan ebeveyn, onun yeni yaşantısı, hayatındaki insan vs... Baş etmesi zor bir çok şey. Ama sonra insan öğreniyor. Öğrenme isteğimizin hiç bitmemesi, acıyla baş etme isteğimiz çok enteresan aslında...
Babam nerde? Ne zaman gelecek? Neden ayrıldınız gibi soruları hiç sormadı Ada. Sadece "babamı çok özledim" diyor. Babasını "ailecek" yaşayan bir aileden fazla bile görüyor aslında. Ayrıca ebeveynler arasında "haftasonu babası" "haftaiçi annesi" gibi kavramlar da yok. Ada'nın özlemi, işler vs yol gösteriyor bize.
Sadece iri gözlerini açarak "babamı çok özledim" cümlesini duymak çok üzüyor hala. Katılaşamıyor yüreğim.
Birlikte ağlamak, özlemleri anlatmak, nedenlerine su üstünden de olsa anlayacağı dilde anlatmak benim çözümlerim. Kendimi, duygularımı, üzüntümü saklamıyorum ondan. Duygularını önemsiyorum ve unutturmak için çabalamıyorum. Bazen bu durumu da kullanıyor tabii, o anları da yavaş yavaş kavradım. O zamanlar da "canının sıkkınlığı" " istediği oyuncağı alamama" gibi durumlar oluyor. Neden özlediğini dile getiriyor? Gerçekten bir özlem mi? Başka bir neden mi var?
Kör topal ilerliyorum. Bir kaç kitap okudum, pedagogla da konuşuyorum. Ama en çok destek kimden geldi? Diğer bekar annelerden. Tıpkı hamile kaldığım zamanlarda destek aldığım diğer anneler gibi. Deneyim biz kadınlar için önemli. Aynı yoldan geçtiğim bir iki arkadaşım var. Birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz..
Evimiz, düzenimiz aynı.
Kedişlerimiz hala bizimle.
Artık bir de kaplumbağamız var.
Umutlarımız var,
Göz yaşımız var,
Geleceğe inancımız var.
Yeni başlayacağımız bir okulumuz var.
Kocaman bir sevgimiz var.
İyi ki var Ada.
Benim ada'm o. Çevresinde dört döndüğüm canım Ada'm.
Aile danışmanından destek aldık. Her ay pedagoga da gidiyoruz. Pedagog Ada'nın gelişimini normal buluyor. Sıkıntılı bir durum yok şükür, sadece koruma amaçlı. Evet koruma! Eskiden hiç düşünmediğiniz küçük detaylar bir anda önem kazanıyor. Evden ayrılan ebeveyn, onun yeni yaşantısı, hayatındaki insan vs... Baş etmesi zor bir çok şey. Ama sonra insan öğreniyor. Öğrenme isteğimizin hiç bitmemesi, acıyla baş etme isteğimiz çok enteresan aslında...
Babam nerde? Ne zaman gelecek? Neden ayrıldınız gibi soruları hiç sormadı Ada. Sadece "babamı çok özledim" diyor. Babasını "ailecek" yaşayan bir aileden fazla bile görüyor aslında. Ayrıca ebeveynler arasında "haftasonu babası" "haftaiçi annesi" gibi kavramlar da yok. Ada'nın özlemi, işler vs yol gösteriyor bize.
Sadece iri gözlerini açarak "babamı çok özledim" cümlesini duymak çok üzüyor hala. Katılaşamıyor yüreğim.
Birlikte ağlamak, özlemleri anlatmak, nedenlerine su üstünden de olsa anlayacağı dilde anlatmak benim çözümlerim. Kendimi, duygularımı, üzüntümü saklamıyorum ondan. Duygularını önemsiyorum ve unutturmak için çabalamıyorum. Bazen bu durumu da kullanıyor tabii, o anları da yavaş yavaş kavradım. O zamanlar da "canının sıkkınlığı" " istediği oyuncağı alamama" gibi durumlar oluyor. Neden özlediğini dile getiriyor? Gerçekten bir özlem mi? Başka bir neden mi var?
Kör topal ilerliyorum. Bir kaç kitap okudum, pedagogla da konuşuyorum. Ama en çok destek kimden geldi? Diğer bekar annelerden. Tıpkı hamile kaldığım zamanlarda destek aldığım diğer anneler gibi. Deneyim biz kadınlar için önemli. Aynı yoldan geçtiğim bir iki arkadaşım var. Birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz..
Evimiz, düzenimiz aynı.
Kedişlerimiz hala bizimle.
Artık bir de kaplumbağamız var.
Umutlarımız var,
Göz yaşımız var,
Geleceğe inancımız var.
Yeni başlayacağımız bir okulumuz var.
Kocaman bir sevgimiz var.
İyi ki var Ada.
Benim ada'm o. Çevresinde dört döndüğüm canım Ada'm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

