2 Haziran 2009 Salı

haftasonumuz

Bu haftasonu ve dün üç "ilk deneyim" yaşadık. Cuma akşamı halamızın doğum günüydü, ailecek Victor Levi'de yemek yedik. Ada ilk kez bir restauranta gitti :) Halamız çok akıllı olduğundan hem bahçede hem de içerde yer ayırttırmış. Hava biraz serin olunca içerde oturalım dedik, çoğu insan dışarıyı tercih ettiğinden içerisi neredeyse boştu, eh bu durum da bize yaradı. Ada kuş arabasında tüm yemek boyu uyudu, biz de çok güzel mamalar yedik, sonra evimize geldik ve pastamızı kestik, doğum günün kutlu olsun halası :)

Cumartesi günü de benim için bir ilkti. İşokul grubuyla dışarıya çıktık. Ben gelebileyim diye Kadıköy'de toplandık. Ağapia'ya gittik. Bahçede oturduk, çok çok çok güzeldi. Gece yarısını geçiyordu eve geldiğimde, ilk kez bu kadar uzun süre dışarıda kaldım. Tabii gece boyunca evi aradım, nasıl diye. Aldığım cevap aynıydı; uyuyor. Ada'cım da anladı annesinin arkadaşlarıyla vakit geçirmeye ihtiyacı olduğunu, bolca uyudu yavrum. Ama bana çok iyi geldi bu buluşma. Evin buluşma mekanına çok yakın olması ve acil durumda koşarak gidebilecek olmam da beni çok rahatlattı.

Pazar günü Y&G çiftinin evlerine konuk olduk. Bahçe keyfi yaptık biraz, Ada'ya çiçekleri gösterdik, bahçede dolaştırdık. Y. ve G.'da çocuk istiyorlar artık, oğlumuzun bir arkadaşı daha olacak ne iyi :)

Veee dün ilk kez Ada, alışveriş merkezine gitti... Eve alınması gerekenler, Ada'nın hediye kartları vs... olduğundan toparlanıp Nautilius'a gittik. Önce yemek, sonra alışveriş... Ada kuş sona doğru acıktı ama koşarak babaannenin evine geldik. Ada ve ben karnımızı doyurunca sızıp kalmışız koltukta :) Babamız toparladı eve götürdü sonra bizi.

:)

8 yorum:

Demet dedi ki...

Oooh ohh ne guzel, biz de isteriizzz :)

saricizmeli dedi ki...

gezentiler sizi:))
sen dışarıya çıkıp rahatladıkça, bebekle daha iyi vakit geçirdiğini göreceksin. nispeten şanslısın. bebeği alıp dışarı çıkabilirsin, ben kış ayında eve hapsoldum. annem varken (ilk iki ay) iyiydi, ama sonra çok fenaydı. evin önündeki parka gitmek central parka gitmek, markete gitmek parise gitmek gibi etkiler yaratıyordu. bu durumda devreye uyku düzeni girdi. 8-9 gibi bizimki uyurdu. ilk başlarda gece 2 ye kadar, 5.5 ay sonrası uyanmaları başladı:)) babaya biberon ve bebek bırakılır, arkadaşlarla azıcık nefes alınır.
anne ne kadar huzurlu bebek o kadar huzurlu, bunu unutmamak lazım.
pek öptük adayı.

Tekir dedi ki...

Demet'cim;
çok yakında sinemalarda "ada vapura binmiş ortaköye gidiyor" :) olur mu olur valla :p

Sarıçizmeli;
markete gitmek parise gitmek gibiydi demişsin ya, çok güldüm ama evet ya, ben de ilk hafta dışarı çıktığımda "yürümeyi unutmuş bir halde" kadıköy vitrinlerine, banka camlarına felan hayranlıkla bakmıştım :) huzur konusunda çok haklısın.

Sevgiler

yeliz dedi ki...

sosyalleşmek iyi geliyor insana, bebişe de...

tiyatromuzesi dedi ki...

Anne bu huzuru yaşarken Ada evde kendi kendine bakmıyor tabii.Baba ne yapıyor?Evde Ada'ya bakıyor.Ada bey Allah'tan fazla yaramaz bir çocuk değil de baba da evde ona bakabiliyor.Yani anne o huzuru birazda babaya borçlu.Babalarda bir teşekkürü hak ediyor.Di mi sevgilim :)))))))))))

kuzunun annesi dedi ki...

Bence artık sizi kimse tutamaz . Eloşun 40 nında bizde öyle bir başladık gezmelere , şimdi sepet gibi heryere geliyor bizimle kızımız

Tekir dedi ki...

Yeliz ve Kuzunun Annesi;

Kim tutar bizi artık, avm'de cıs ve öcü değilmiş hani, serin serin...:)

Sevgiler...

Tekir dedi ki...

Tiyatromüzesi,
evet en büyük alkışı ne anne ne de ada hak ediyor. En büyük BABA başka büyük yok...:)
muck.

Neler demişim...