İki saattir işe başlamamla ilgili birşeyler yazıyorum, beğenmiyorum, siliyorum.
Kelimeler yetmiyor.
Dünü yazarken aslında bugünü de yazmam gerektiğini hissediyorum. Dün ve bugün birbirine benziyor. Yarın da bugüne benzeyecek. Birbirinin kopyası günler olacak haftalar...
Aylar...
***
Aslında temel sorun şu; işe başlamak zor değil, (anneler bin kaplan gücünde her işe yetişir) temel sorun bebeğimden ayrı kalmayı istemeyip ama bir yandan da çalışmamayı hiç düşünmemem. Yani hem çalışmak-üretmek-faydalı olmak, hem bebeğimin büyümesini adım adım görmek. Tam anlatabildim mi bilemiyorum, fazla da zaman yok aslında anlatmaya...
***
Hah! buldum tek derdim zaman...
Şu geçirdiğim iki aylık süreç, hayatımın en en en güzel zamanıydı. Evimde, oğlumla, kocamla, huzurla... Bir daha böylesi bir zamanı, bu kadar tadında, bu kadar huzurla yaşayabilir miyiz? Dakikaları saymıyordum, bir gözüm saatte değildi, anı doya doya yaşamıştım.
***
Dün-bugün öğrendiğim tek şey ayrılık ve birleşmelerin zamanla ilgisi.
"Şu kadar dakika sonra çıkmam lazım" "Şu kadar kaldı eve dönmeye" "Ada'ya kavuşmama şu kadar saat var"...
***
Akrep ve yelkovansız hayatım ne güzeldi.
***
ps:belki bu yazıyı da silerim, belki de silmem. Tek bildiğim; işe dönmek kolay, bebeğimden ayrı kalmak zor...
3 yorum:
yazınızdan çok duygulandım..
Bebek babasıyla, keşke hepimiz bu koşullarda geri dönebilsek işe.
Esra;
Teşekkürler. Ben de azıcık duygusal bir anımda yazmıştım...
Sarıçizmeli;
Evet Ada'nın babasıyla olduğunu bilmek içimi çok rahatlatıyor, babasının mesleği gereği Ağustos'a kadar birlikteyiz. :) Sonrasına bakacağız artık...
Yorum Gönder